Smiley face
Smiley face
Smiley face

İzet Sabir: Krizden çıkış için çözüm yolu var fakat hükümet ciddi adımlar atmıyor

02-04-2017 13:43:11
Kürdistan bölge parlamentosu Ekonomi Komisyonu başkanı Dr. İzet Sabir, Kürdistan bölgesinin ekonomik kriz içerisinde olduğuna dikkat çekerek “Bu krizden çıkış için çözüm yolları var fakat, hükümet ciddi adımlar atmıyor.” dedi. 


 

 

 

DANA ÖMER/SÜLEYMANİYE

 

 

 

Kürdistan bölgesinin ciddi bir ekonomik kriz içerisinde olduğunu ifade eden Kürdistan bölge parlamentosu Ekonomi Komisyonu başkanı Dr. İzet Sabir, “Bu krizden çıkış için çözüm yolları var fakat, hükümet ciddi adımlar atmıyor.”  diyerek hükümete eleştirilerde bulundu. 


Kürdistan bölge parlamentosu parlamenteri ve Ekonomi Komisyonu başkanı Dr. İzet Sabir, Kürdistan bölgesinde yaşanan krizler ve bölgenin içinde bulunduğu siyasi durum üzerine ajansımıza değerlendirmelerde bulundu. 


“Kürdistan bölgesi halen bir ekonomik kriz içerisindedir. Hükümetin gertirdiği çözümler zenginleri daha zengin yaparken, yoksullar daha da yoksullaştı. Parlamento aktif olmadığı müddetçe Kürdistan bölgesindeki ekonomik ve mali kriz de çözüme kavuşturalamayacaktır.” diyen Dr. İzet Sabir, ajansımızın sorularını şu şekilde yanıtladı:

 

‘Zenginler daha zengin, fakirler daha fakir oldu’


Bir ekonomi uzmanı olarak Kürdistan bölgesinin mevcut ekonomik durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?


Kürdistan bölgesinin ekonomisi kötü bir durumdadır. Çünkü ekonomi bilimine göre, mevcut ekonomik krizlerin 6 ay içerisinde bir çözüme kavuşturulup sonlandırılmadığı her ülkede söz konusu krizler daha da derinleşir. Şirketler artık iş yapamaz duruma gelir, işsizlik ve yoksulluk artar. Kürdistan bölgesinin içinde bulunduğu durumda her alanda bir kriz yaşandığını söyleyebiliriz. Ben bu krizden çıkış yollarının, çözüm yollarının olduğunu düşünüyorum fakat hükümet bu konuda ciddi adımlar atmıyor. 2014 yılı Şubat ayından itibaren hükümet, bu konuda masrafları azaltacak, geliri arttıracak birçok plan açıkladı. Hükümetin belirlediği bu plan ve kararların büyük bir bölümünün sonucunda zenginler daha zengin, fakirler daha fakir oldu. Halkın şunu bilmesi önemlidir ki, hükümet sorunların çözümü için fakirler üzerindeki vergileri arttırırken, büyük şirketler ve petrol şirketlerinin vergileri de affedildi. Hükümet memurların maaşlarını düşürmeyi düşünmeden önce, bölgenin gelirlerini arttırmayı düşünmeliydi. 


Bu krizin aşılması için ciddi çözüm yolları nelerdir?
 

Bu noktada en temel ve ciddi çözüm yollarından birisi vergi ve gümrük sisteminin tekrardan gözden geçirilmesidir. İçinde bulunduğumuz mevcut krize rağmen, onlarca büyük şirket ve petrol şirketleri Kürdistan bölge hükümeti başkanı ve maliye bakanının imzası ve onayıyla vergi ödemiyorlar. Ticaretle uğraşanlar vergi vermek zorundadır. Fakat bu mevcut durum başbakanın imzasıyla yürümektedir. Bundan bir süre önce Tarım ve Zıraat bakanı, Kürdistan bölgesine gelecek her tavuk için bin dinar vergi verilmesi yönünde bir plan sundu. Fakat bu planın uygulanmasına izin verilmedi. Şirketler daha da zengin olsun denildi. Memur maşlarının ödenmesi ve halkın geçim ve ihtiyaçlarının karşılanması sorunlarının çözümü konusunda hükümet en yanlış çözüm yollarını uyguluyor. 


‘Parlamento aktifleşmediği müddetçe ekonomik ve mali kriz de çözülemez’


Kürdistan bölge hükümetinin ortaya koyduğu planlar ve petrolün 2017 yılında değer kazanması sonucunda Kürdistan bölgesinin mevcut ekonomik durumunun daha iyiye gideceğini düşünüyor musunuz?


Parlamento tekrar aktifleşmediği müddetçe Kürdistan bölgesinde yaşanan ekonomik ve mali kriz aşılamaz. Örneğin üretime ilişkin kanunlarda varolan bir maddede, tüm ithal ürünlerin kullanılabileceği fakat yerel ürünlerin kullanılmayacağı yazılıdır. Petrol ve doğalgaza ilişkin yasada ise, petrol şirketlerine yönelik vergi politikası ve uygulaması belirlenene kadar söz konusu şirketlerden vergi alınmayacağı ifade edilmektedir. Bu yasaların tekrar düzenlenmesi için parlamentoya ihtiyaç vardır. Bu nedenle temel ve en ciddi çözüm yolu parlamentonun aktifleştirilmesidir. Hükümet, memurların maaşlarını ödememe ya da erteleme kararı aldığında petrolün varil fiyatı 25 dolardı, fakat şimdi 50 dolar civarındadır. Hükümetin kendisi yaptığı açıklamada 2016 yılı Kasım ayında Kürdistan bölgesinin gelirinin 700 milyon dolar olduğunu ifade etti. Bugün genel olarak tüm memurlara 450 milyon dolar ödeniyor.  Yani maaşlardan 250 milyon dolar fazla kalıyor. Bu nedenle mevcut kötü ekonomik durumun aşılabilmesi için maaşlar tekrar gözden geçirilmelidir.


‘Hükümet uzmanları dinlemiş olsaydı parlamento çalışmalarını durdurmazdı’


Parlamentonun aktif olduğu süreçte, Kürdistan bölge parlamentosu Maliye ve Ekonomi Komisyonu olarak hükümete çözüm yollar önerdiniz mi? Eğer önerilerde bulunduysanız, bu önerileriniz hayata geçirildi ya da göz önünde bulunduruldu mu?


Hükümet halen birilerinin bu krize çözüm bulabileceğine inanmıyor. Mevcut durumda Kürdistan bölgesinde yaklaşık 20 üniversite bulunuyor fakat Kürdistan bölge hükümeti bugüne kadar kendisinin de yüzmilyonlarca dolar harcadığı bu üniversitelerden gelen tek bir bilimsel rapor üzerinde bile çalışmadı. Bu nedenle plan ve projeler bulunuyor fakat Kürdistan bölge hükümeti uzmanlara kulak vermiyor. Eğer uzmanlara kulak vermiş olsaydı, parlamento çalışmaları ertelenmez, durdurulmazdı. Bizler de projeler geliştirip sunduk fakat hükümet kendi düşüncelerini uyguladı. Esas sorun bu şirketlerle yapılan anlaşmalara dair bir uzmanlık ve bilginin olmamasıdır, uzman ve bu işi bilen birisi hiçbir şekilde bu tür bir anlaşmayı imzalamazdı. 

 


Kürdistan bölgesinin gelişimi açısından yalnızca petrole bağımlılık yeterli mi? Daha önce Doğal Kaynaklar bakanının doğru söylemediğini ifade etmiştiniz, bunun nedeni neydi?


Böyle bir ifade kullanılmadı fakat ortaya çıkan bu oldu. Son birkaç gün içerisinde dünya basınında yayımlanan raporlarda, Kürdistan bölgesinde dokunulmamış 45 milyar varillik petrol reservinin bulunduğu bilgileri yer aldı. Bu doğru değildir. Bu nedenle Kürdistan bölgesinde petrol şirketleri değer kaybetti. Diğer yandan, bir plan geliştirildi ve ‘Bağdat’a vermek yerine kendi petrolümüzü kendimiz satarsak daha iyidir’ denildi. Bütün tarafların güvenini almak için de tüm taraflarla toplanıldı. Petrolün varil fiyatı 100 dolar olarak hesaplanmıştı. Söz konusu toplantıda hükümete petrolün değer kaybetmesi durumunda ne olacağını sorduğumda, yetkililer petrol değer kaybetmeyeceğini, aksine değer kazanacağını ifade ettiler. Peki siz eğer bir halkın geleceğini petrolün değer kaybetmemesine bağlıyorsunuz bu büyük bir yalan değil midir? 


Doğal Kaynaklar Bakanı bundan önce petrolün varili 100 dolara bile satılsa Kürdistan bölgesinin ekonomik durumunun düzelmeyeceğini söylemişti, çünkü ne yaptıklarını kendileri biliyorlar. Kürdistan’ı büyük bir borç altına soktular. Kendileri 20 milyar dolar aldıklarını ifade ettiler. Hem savaş hem barış koşullarında petrol önemli bir ekonomik kaynaktır. Fakat tüm ekonominin petrole bağlanması doğru değildir. Bu şekilde başarılı olunamaz. Bundan daha kötüsü ise, ekonominin tüm diğer alanlarının petrole adeta kurban edilmesidir. Tarımla uğraşan binlerce çiftçiyi kentlere getirdik ve maaşa bağladık ve böylelikle tarım yok edildi. Eğer bir plan doğrultusunda olursa petrol hepimiz için yararlı ve bereketli olacaktır. Günde bir milyon varil petrol satılmasına rağmen, 5 milyonluk bir halkın parasız olması kabul edilemez. 


‘YNK ve KDP üyeleri geçmişten beri Petrol ve Doğalgaz yüksek kurulunda yer aldı’


Kürdistan bölgesinde petrol partilerin denetiminde mi yoksa hükümetin denetiminde mi? YNK’nin petrol dosyasından haberi ve bilgisi var mı?


Bu sorunun cevabına açık bir cevap verecek olursak, hükümet içerisinde bir kurul bulunuyor ve bu kurula Petrol ve Doğalgaz Yüksek Kurulu deniyor. Bu kurul hükümet başkanı ve yardımcısından oluşuyor. Ayrıca Doğal Kaynaklar Bakanı, Ekonomi Bakanı ve Planlama Bakanı da burada yer alıyor. Bu beş kişi, petrol politikası ve programını belirliyor. Bu kurulda geçmişten beri her zaman KDP ve YNK yer aldı. Yaklaşık 2 yıldır Goran Hareketi de bunun içerisinde yer aldı. Yolsuzluk ve sorunlar bu beş kişide değil, sorun esas olarak Doğal Kaynaklar Bakanı’ndan kaynaklanıyor, çünkü her şeyin sorumlusu odur. 


‘Kürdistan bölgesi bir devlet değil, tüm anlaşmalar bir kişi ile imzalanıyor’
 

Neden yalnızca bakan sorumlu, Kürdistan bölgesinde petrol konusunun tek bir kişiye bağlanmasının nedeni nedir?


Şöyle bir durum var, bundan şu ana kadar kimseye bahsetmedim fakat size bahsedeceğim. Son üç dört yıl içerisinde Irak’ta petrol bakanlığı görevi üç kez değişti. Fakat petrol şirketleri hiçbir sorun yaşamadı çünkü söz konusu şirketler Irak devleti ile anlaşma imzalamışlardı. Irak bir devlet olduğu için problemler yaşanmadı. Fakat Kürdistan bölgesi bir devlet değil ve tüm anlaşmalar bir kişi ile imzalanıyor. En fazla da bu anlaşmaları imzalayan kişi sorumluluk altında oluyor. Bu nedenle de şirketler yalnızca bu kişileri tanıyor. Bu nedenle Bağdat’taki Kürt parlamanterler Barzani’den Doğal Kaynaklar Bakanı’nın değiştirilmesini istese de bu taleplere kulak verilmedi. Kürdistan bölge parlamenterleri onlarca kez hakkında şikayette bulundu fakat kimse bu şikayetlere kulak asmadı. 


‘YNK güçleri Irak ve Kürdistan bölge hükümetlerine mesaj vermek amacıyla kuyulara gitti’


Petrol ve petrol kuyularına ilişkin KDP ile YNK arasında bazı problemler yaşandı. Örneğin, Kerkük’teki petrol kuyularına YNK tarafından el koyulması, yine Bay Hesen ve Avana kuyularına da KDP tarafından el koyulması gibi, bu durumlar KDP ile YNK arasında petrolden kaynaklı bir çatışmanın başlangıcı olarak değerlendirilebilir mi?


Avana ve Bay Hesen’deki petrol kuyuları daha önce Kuzey (Bakur) petrol şirketinin elindeydi. Eğer peşmerge güçleri bu kuyulara el koymamış olsaydı, DAİŞ çetelerinin eline geçecekti. Bu nedenle bu kuyuların DAİŞ’in eline geçmesine izin vermeyen güçlere teşekkür ediyorum. Kerkük petrolüne ilişkin olarak ise geçtiğimiz aylarda, günlük olarak 160 bin varil petrol çıkartılan Babagurgur petrol kuyalarının yarısı Kürdistan bölge hükümetine yarısı da Bağdat’a bağlıydı. Ve bunun karşılığında Bağdat’ta petrol karşılığı dolar ödeyecekti. Kuzey petrol şirketinde çalışan 6 bin Kerküklü işten çıkarılmıştı ve bu işçiler tekrar işlerinin başına dönecekti. Yine Kerkük’ten çıkarılan petrolden elde edilen gelir Kerkük’ün ihtiyaçları ve Kerkük halkına hizmet için kullanılacaktı. Fakat bunlar yerine getirilmedi. Bu nedenle Kerkük’teki merkezi YNK güçleri Bağdat ve Kürdistan bölgesi hükümetlerine mesaj vermek amacıyla petrol kuyularına el koydu. 
 

Peki bu güçler ne zaman çekilecek ya da bu kuyular ne zaman hükümete teslim edilecek?


Bu güçler halen orada fakat yalnızca bu yerlerin yönetimini ele geçirdiler. Burada çalışan işçi ve memurlar işlerine devam ediyorlar. Buralardan petrol çıkarılmaya da devam ediyor. Irak hükümeti ile Kürdistan bölgesiyle sorunlar üzerine tartışmalar yürütüldü. Ve taleplerin yerine getirileceğine dair söz verildi. Fakat şu ana kadar da bu talepler yerine getirilmedi. Bu nedenle bu güçler henüz buralardan çekilmedi.


Geçtiğimiz dönemde Ebubekir Heledini, YNK’nin kendi sınırları içerisindeki petrol ve doğalgazı çıkartması durumunda bunun KDP üzerinde reformların yapılması için baskı oluşturulacağını ifade etti. Bu konu çok fazla gündem oldu, bu konuda sizin görüşleriniz nelerdir?


Petrolün değerini arttıran API denilen bir oran var, bu oran ne kadar yüksek olursa, petrolün değeri de o kadar yüksek oluyor. Koye'ye bağlı Şiwaşuk köyünde çıkarılan petrol tüm dünyanın en kaliteli petrolü olarak biliniyor. Şiwaşuk’tan çıkarılan petrol yine Koye'deki Tawkê köyünden çıkartılan petrolle karıştırılıyor. En büyük doğal petrol kuyusu Çemçemal’de bulunuyor. Buradaki petrol borularla elektrik üretimi için Hewlêr ve diğer yerlere gidiyor. Bunun kapatılması durumunda Hewlêr elektriksiz kalacaktır. Sayın Ebubekir Heledini de bu konuda görüş belirtti. Yani eğer hiçbir yol kalmazsa, bunu bir baskı aracı olarak kullanmaktan bahsetti. Durumun bu düzeye ulaşmamasını ümit ediyorum. Ben birey olarak ikili yönetimden korkmuyorum.

 

İlgili Haberler
« »


-
RojNews
İletişim


Korek   : +964 7508749379

Asia      : +964 7718835920

Normal : +964 533361295

Email    : [email protected]
© Copyright 2015 RojNews. Hemû mafên portala ROJNEWS Ajansa Nûçeyan a Roj hatine parastin