Smiley face
Smiley face
Smiley face

‘Newroz halkımızın ulusal birlik çağrısı oldu’

26-03-2017 10:54:15
KODAR eşbaşkanı Zilan Tanya, bu yılki Newroz bayramının halkların özgürlük mücadelesi için yeni bir merhale olduğunu ve ulusal birlik çağrısının ön plana çıktığını ifade ederek “Şengal ve diğer parçalara yönelik saldırılar karşısında buraları savunmak her Kürt bireyinin vicdani ve ahlaki görevidir.” dedi.


 

 

 

HEJAR RÊBİN/ROJNEWS

 

 


KODAR (Doğu Kürdistan Özgür Demokratik Toplum Kongresi) Eşbaşkanı Zilan Tanya ajansımıza verdiği röportajda 2017 Newrozunu ve Türk devleti, KDP ve DAİŞ’in Newroz sürecinde Êzidî halkına yönelik saldırıları karşısındaki tutumları üzerine değerlendirmelerde bulunarak “İşgalciler halkı tarihinden, kimliğinden ve dilinden uzaklaştırmayı amaçladılar, fakat Kürt halkı yürütülen uzun mücadele süreciyle bu politikaları bilince çıkararak boşa çıkarmıştır. Ve bu büyük bir gurur kaynağıdır.” dedi. 


KODAR Eşbaşkanı Zilan Tanya ajansımızın sorularını şu şekilde yanıtladı. 


2017 Newroz’unu nasıl değerlendiriyorsunuz?


Bu yılki Newroz halkların özgürlük mücadelesinde yeni bir merhale anlamına geliyordu ve halk bunun için tüm gücüyle Newroz kutlamalarına katıldı. Bu özgürlük mücadelesinin başarısı anlamına gelmektedir. Tüm engellemelere rağmen Newroz kutlamaları güçlü geçti ve yine daha önce görülmemiş bir şekilde Kürdistan’ın her dört parçasında halk Newroz’u kutladı. Bu durum Kürt halkının zafer sembolü olan Newroz’a bağlılığını göstermektedir. 


‘Doğu Kürdistan’da halk Newroz bayramını kitlesel bir biçimde kutladı’


Bu yılki Newroz için ne tür hazırlık ve beklentiler vardı?
 

Newroz bayramı kutlamaları için her alanda geniş ve kapsamlı hazırlıklar yapıldı. Halkın Doğu Kürdistan’ın tüm kent ve kasabalarında Newroz kutlamalarına kitlesel bir biçimde katılmasını bekliyorduk ve Doğu Kürdistan halkı da kendisini bu şekilde Newroz’a hazırlamıştı. Kürt halkı, Kürdistan’ın diğer parçalarındaki halkla omuz omuza birlik ve özgürlük mücadelesini zafere taşıma düşünce ve kararlılığını ortaya koydu. Ayrıca bu şekilde Kürt halkının Kürdistan’ın her dört parçasındaki düşmanlarına siyasi bir mesaj verdi. Şunu belirtmek gerekir ki İran devleti, tüm imkanlarını ve kanunları kullanarak Doğu Kürdistan’da halkın Newroz bayramını kutlamasını açık bir şekilde engellemeye çalıştı. Fakat halkın bir bölümü bu durum karşısında kutlamalar için köylere giderek bu planları boşa çıkarttı. Meriwan, Sine, Sakız, Hewreman ve Kirmanşah kent ve kasabalarında halk alanlara çıktı ve Kerkük, Süleymaniye, Kandil, Afrin, Kobanê, Wan ve Amed’de olduğu gibi Newroz’u kutladı. 


‘Newroz günü her yıl direniş ve zafer günü oluyor’
 

İşgalciler uzun yıllardır farklı farklı yöntemlerle Newroz bayramının içini boşaltmak ve Kürt halkının yalnızca piknik ve gezi günü olarak kutlamasını amaçladı. Bunun karşısında halkın kitlesel bir biçimde kutlamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?


Kuşkusuz Kürt halkının düşmanları her zaman için sembolize olmuş kültürel ve ulusal kutlamaları yok etmek amacıyla Kürt halkı üzerinde her türlü saldırı ve baskıyı uyguladı. Bu politikalarla halkı tarih, dil ve kimliklerinden uzaklaştırmayı amaçladılar. Kürt halkının bu politikayı uzun mücadele süreciyle tümüyle bilince çıkartarak ve bunun karşısında gerekli tutumu ortaya koyarak boşa çıkartması gurur vericidir. Bu nedenle bayram günleri her geçen gün ve her yıl daha fazla direniş ve zafer günleri olmaktadır. Kentlerin sokaklarında, caddelerinde yasaklanıp engellendiğinde meşalelerle köylerin damlarında ve dağların yükseklerinde bu yasaklara cevap verildi. Bu durum halkımızın İran devletinin bu siyaseti karşısındaki bilinç düzeyini ortaya koymaktadır. Yine Doğu Kürdistan’da demokratik özyönetim sistemini ulaşma çabalarının gelişmesi anlamına gelmektedir. 


KODAR olarak bu yılki Newroz mesajınız neydi?
 

Bizim mesajımız mücadelede birlik ve ortak ses ve düşüncenin yakalanabilmesiydi. Newroz vesilesiyle ulusal birliğe doğru adım atılabilmesiydi. Newroz ruhuyla İran’da yaşayan tüm Aryen halkları ve diğer ulusların ortak yaşamının yakalanabilmesiydi. Halkımız da bu mesajı alarak kendi rengiyle, ulusal kıyafetleriyle mesajımızı sıcak ve güçlü bir şekilde karşıladı ve bu şekilde devrim için yeni bir adımın atılmasına hazır olduğunu ortaya koydu. 


‘Newroz ve özgürlük hareketi birbirini tamamlıyor, ayrıştırılamaz’


Newroz’un özgürlük hareketi üzerindeki etkileri ve özgürlük hareketin Newroz üzerindeki etkileri nelerdir?
 

Bizim talebimiz Newroz’da Aryen halklarının ve özellikle de Kürt halkının direniş ve mücadele ruhunu tekrar diriltmek ve halkların özgürlüğünü sağlamaktır. Bu durumda Newroz ve özgürlük hareketi karşılıklı olarak birbirini etkilemektedir. Birbirini tamamlamaktadır ve ayrıştırılamaz. Newroz bizlere her zaman halkının özgürlüğü için her şeyi göze alarak bedenlerini ateşe verenlerin mücadele ve kahramanlıklarını hatırlatmaktadır. Bu nedenle her yıl onlara verdiğimiz sözü yeniliyor ve bizler için açtıkları halkımızın özgürlük yolunu takip ediyoruz. 


‘Halen binlerce Êzidî kadının akıbeti belli değil’


Newroz günlerinde bu yıl da her yıl olduğu gibi Kürt halkına yönelik farklı farklı saldırılar yaşandı. Bir yandan Türk devletine ait bazı kiralık silahlı gruplar Kürdistan bölge hükümeti adına saldırırken, diğer yandan da DAİŞ çeteleri Êzidxan’a yönelik saldırıda bulundu. Bu saldırılar sonucunda toplamda yaklaşık 50 sivil ve Êzidî savaşçı şehit düştü ya da yaralandı. Bu durumu siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
 

Daha önce de söylediğim gibi Newroz, karanlık karşısında aydınlık ve zafer günüdür. Bugünün Dehakları karşısında özgürlükçülerin zaferidir. Bu nedenle bayram sürecinde sivil halka karşı gerçekleştirilen bu vahşi saldırılar, halka karşı tahammülsüzlük dışında başka bir anlam ifade etmemektedir. Bu kutsal ve anlamlı günlerde halka ve halkın elde ettiği kazanımlara darbe vurmayı amaçlamaktadırlar. Özellikle de son süreçte Êzidî halkına karşı KDP öncülüğünde Türk devletinin saldırıları ve DAİŞ çetelerinin Newroz sürecinde gerçekleştirdiği saldırılar bu gerçeği bir kez daha gözler önüne sermektedir. Êzidî kadınlarına yönelik katliam ve saldırıları, yine özellikle de halkımızın değerlerine yönelik her türlü saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Halen binlerce Êzidî kadının akıbeti belli değildir. Êzidî kadınların ve gazetecilerin katledilmesi ve direnişçi analara karşı içine girilen saygısızlık ve saldırılar kaygı vericidir. Tüm bunlar düşman faaliyetidir ve düşmanlarımız da her zaman bunları yapmak istemiştir. Özellikle de DAİŞ çetelerinin elinden kurtarılan bir kadının katledilmesi, bir kez daha söylemek istiyorum ki kaygı ve şüphe uyandırıcı bir durumdur. 


‘Kürdistan’ın tüm parçalarındaki saldırılara karşılık vermek görevimiz’


Sizler de DAİŞ saldırıları başladığında Güney Kürdistan halkını savunmak için güç göndermiştiniz. Bu saldırıların devamında ortaya neler çıktı?


KODAR olarak diğer parçalardaki halkımızın da özgürlüğünü amaçlıyoruz. Bu nedenle diğer parçalarda da halkımıza yönelik geliştirilecek her türlü saldırıyı bize yönelik saldırı olarak değerlendiriyoruz. Aynı zamanda diğer bir parçanın işgal edilmesi bizim için Doğu Kürdistan’ın da işgal edilmesi anlamına gelmektedir. Kürdistan tek bir parçadır ve korunması da dünyanın neresinde olursa olsun her Kürt bireyi için ahlaki ve vicdani bir görevdir. Bu nedenle bizler de Êzidî halkını, Şengal’i ve Kürdistan’ın tüm parçalarını savunmak için her an hazırız. 
 

‘Ulusal kongreyi gerçekleştirmek için geç kaldık’
 

İçinde bulunduğumuz hassas süreçte Kürt ve demokrasi güçlerinin birlik ve beraberliğine ihtiyaç olduğunu ifade ettiniz. Bu noktada çağrınız nedir?


Kürt halkının kendini savunması için ulusal bir cephe oluşturması her zaman için önemli bir ihtiyaçtır. Bunun çok daha önceden yapılması gerekiyordu fakat bugüne kadar da bunun yapılması için gecikildi. Kürt halkı arasında bir birlik ve beraberlik olsaydı, kuşkusuz hiçbir güç halkımıza karşı hiçbir farklı yaklaşımda bulunamaz ve halkımıza yönelik saldırılar da yaşanmazdı. Bugüne kadar birlik oluşturma konusunda çok geç kaldık. Birliğimizi sağlamak için daha hızlı olmalı ve bunun için çaba harcamalıyız. Birlik ve ortak bir ses ancak ulusal kongrenin gerçekleştirilmesiyle sağlanabilir. İhanet çizgisi ve düşmanın müdahaleleri de bu şekilde engellenebilir. Kuşkusuz ulusal kongre Şengal’de yaşanan felakete ve diğer parçalardaki mücadeleler içerisinde yaşanan ihanetlere de son verecektir. 

 

İlgili Haberler
« »


-
RojNews
İletişim


Korek   : +964 7508749379

Asia      : +964 7718835920

Normal : +964 533361295

Email    : rojnewstr@gmail.com
© Copyright 2015 RojNews. Hemû mafên portala ROJNEWS Ajansa Nûçeyan a Roj hatine parastin