Smiley face
Smiley face
Smiley face

Parlamento Başkanı: Bu süreçte ulusal kongre oldukça gerekli ve önemlidir

17-12-2016 15:06:36
Kürdistan Bölgesi Parlamento Başkanı Dr. Yusif Mihemed, Kürdistan Bölgesi’nde devam eden siyasi ve ekonomik krizi ve çözümlerini değerlendirdi. Böylesine hassas bir süreçte ulusal kongrenin gerekli ve önemli olduğuna dikkat çeken Parlamento Başkanı, “Üzülerek söylüyorum ki, Güney Kürdistan’daki bir partinin iradesi Kürdistan’ın diğer parçalarına da etki ederek ulusal kongrenin örgütlenmesi önünde engeldir.” dedi. 


 

 

SORNA HISEN / SÜLEYMANİYE

 

 

Kürdistan Bölgesi Parlamento Başkanı Dr. Yusif Mihemed, ajansımıza verdiği özel mülakatta Kürdistan Bölgesi siyaseti, ekonomik krizin nedenleri, Bölge parlamentosunun Kürdistan’ın diğer parçalarla olan ilişkilerini değerlendirerek, böylesine hassas ve kritik bir süreçte Kürtler açısından ulusal birliğin ve kongrenin önemine dikkat çekti. Parlamento Başkanı Dr. Yusuf, “Böyle süreçlerde Kürtler kendi kendilerinin dostudur. Şimdi komşu devletlerin her birinin kendi özel ve güvenlik çıkarları var. Biz herkesten daha fazla kendi kendimizin dostuyuz.” dedi.  

 

Parlamento Başkanı Dr. Yusif Mihemed ile yaptığımız mülakatın geniş hali şu şekilde:

 

Sizce şimdi Güney Kürdistan’da var olan krizin nedeni nedir? Acaba bu durum kişisel çıkarların doğurduğu bir sonuç mudur?

 

Kişisel çıkarların ulusal çıkarların önüne konmasından dolayı Güney Kürdistan’ın şimdi ki durumu açığa çıktı. Maalesef böyle devam ediyor. Eğer biz halkımızın çıkarları için çalışsaydık, böyle bir duruma varmazdı.  

 

‘Mesut Barzani koltuğunu bırakmadığından dolayı bu kiriz çıktı’

 

Barzani sizi krizin nedeni olarak gösterdi. Bu konuda sizin düşünceniz nedir?

 

Hepimiz de biliyoruz ki, bu kriz Mesut Barzani koltuğunu bırakmadığı için çıktı. Parlamento da bizim Kürdistan Bölge Başkanlığı’nın yenilenmesini öngören dört yasa tasarımız vardı. Onlar bizi yasa karşıtı olarak gösterdi. Yasal olmayan işler yapan Barzani’nin kendisidir. Çünkü onun Bölge Başkanlığı meşru değildir. 

 

‘Konumuz peşmerge ve savaşçılara yardımdı’

 

Siz Barzani’nin Bölge Başkanlığı görevinin meşru bulmuyorsunuz, acaba yurt dışına yaptığınız ziyaretlerde bu durumu gündeme getirdiniz mi? Çünkü Barzani, yurtdışı gezilerini Bölge Başkanı sıfatıyla gerçekleştiriyor.  

 

Bizim öncelikli işimiz bu konu olmadı. Fakat biz uluslararası alanda Kürdistan Bölgesi’nin demokratik durumundan söz etti. Uluslararası toplum Kürdistan Bölgesi’ndeki demokratik ihlallerden haberdardır ve bundan dolayı da üzüntü duyuyorlar. Onlar şimdi DAİŞ’e karşı yürütülen savaşa önem veriyor. Umarım ileri ki süreçlerde daha net açıklamalar yaparlar. Yurt dışında gündeme getirdiğimiz konular, Kürdistan halkının gündemini oluşturan esas konulardı. Gündem DAİŞ savaşıydı. Aynı zamanda peşmerge güçlerine ve Güney Kürdistan ile Rojava’daki savaşçılara yardım yapılmasını da konuştuk. Yine Güney Kürdistan’daki mültecilerin durumu da görüşmelerimizin gündemlerinden biriydi. Yurt dışı ziyaretimizin bir diğer amacı da Şengal, Kobane ve Celewla’nin inşasıydı.   

 

‘Öncelikli işlerimizden bir tanesiydi’

 

Siz Ezidilere karşı işlenen suçları ele alan dosyada hangi adımları attınız?

 

Biz bütün ziyaretlerimizde Ezidi Soykırımı’nı anlatmaya çalıştık. Bu öncelikli işlerimizden bir tanesiydi. 

 

‘Hiçbir adım atılamaması için siyasi partiler grupları üzerinde baskı kuruyor’

 

Kürdistan Parlamentosu’nun aktifleştirilmemesi için şimdi bir neden var mı?

 

Maalesef, siyasi partiler Kürdistan Bölgesi’nin durumunu çözmek için doğru bir iradeye sahip değiller. Ama çözüm adımları atılmasın diye de kendi gruplarına baskı yaptıkları görülüyor. 

 

‘Ben siyasi ve ekonomik krizin sebebi değilim’

 

KDP, parlamentonun aktifleştirilmesi için ‘Parlamento Başkanı Dr. Yusif Mihemed’in değiştirilmesini’ şart koşuyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? 

 

Güney Kürdistan’da iki kriz var; siyasi ve ekonomik kriz. Ben siyasi ve yasal krizin sebebi değilim. Kriz Kürdistan Bölgesi Başkanı’yla bağlantılıdır. Aynı zamanda ekonomik krizin nedeni de değilim. Bu da yurttaşların maaşlarının kesilmesinin sebebi oldu.  

 

‘Eğer taraflar anlaşırsa ben hazırım’

 

Eğer taraflar anlaşırsa siz görevi bırakmaya hazır mısınız?

 

Krizin çözümü için eğer siyasi taraflar ve hükümet, ki KDP çoğunluğa el koymuş, her üç başkanın da değişmesi konusunda anlaşırsa, ben hareketimle beraber hareket etmeye hazırım. Çünkü onlar bu görev için beni desteklediler. Benin sözlerimin bu karar üzerinde bağlayıcılığı olur. Bütün partilerden talep ediyorum; yama yapmaktan vazgeçin. Kürdistan bölgesi yama yapmakla değişmez. 
 

Sorunların tekrar etmemek üzere giderilmesi için köklü bir çözümün bulunması gerekiyor.  Bir örnek vereyim. 2013 yılından önce Bölge Başkanlığı’nın yenilenmesini öngören bir yasa tasarısı olsaydı eğer, Bölge Başkanlığı sorunu bu dönem parlamentonun gündemine gelmezdi ve bu durumda yaşanmazdı. Parlamento’nun bu dönemi ve Parlamento Başkanı bu dönemde kurban edildi, ama Bölge Başkanlığı, bütçe ve maaş sorunları başka döneme ertelenmemeli. 
 

     
‘Ciddi bir iradenin olması gerekiyor’

 

KDP’den bir heyetin sorunların çözümünü görüşmek için Süleymaniye’ye geleceği söyleniyor. Size göre taraflar anlaşabilecek mi? 

 

Ben olayların önüne geçmek istemiyorum. Gelişmeleri takip ediyorum. Dediğim gibi, çözüm için güçlü bir iradenin olması gerekiyor.  

 

‘Seçimlerin hiçbir değeri kalmamış’

 

Yasalara göre gelecek yıl seçimlerin yapılması gerekiyor. Acaba bu durumda seçimleri yapacak bir güç var mı? 

 

Aslında Kürdistan Bölgesi’nde seçimlerinin hiç bir değeri kalmamış. Siyasi bir parti askeri gücüyle parlamento çalışmalarını durduruyorsa, dört yıl için seçilmiş bir başkanın görev süresini iki yıl daha uzatabiliyorsa ve o koltuğunu bırakmıyorsa, o zaman seçimin hiç bir değeri kalmamıştır. Biz demokratik siyaseti kendimiz için esas almadığımız müddetçe, Kürdistan Bölgesi’nde seçim yapmanın tek başına hiçbir sorunu çözeceğine inanmıyorum.

 

‘Parti peşmergeleri kullanıyor’

 

Size göre siyasi dengeler değişir mi?

 

Kürdistan Bölgesi’ndeki esas sorun şudur; Siyasi partiler askeri güçler üzerindeki hâkimiyetini bırakmak istemiyor. İyi biliyorum ki, özellikle kahraman peşmergeler bu iktidardan üzüntü duyuyorlar. Perşmergeler, tarafların siyasi yarışlarında kullanılmak istemiyor. 

 

Siyasi partiler peşmergeler üzerinden elini çekmediği ve ortak bir güç olmadığı sürece, tüm Kürdistan Bölgesi’nde sorunların siyasi çözümü için bir umut göremeyiz. Aynı zamanda en büyük tehlike şudur; Bir gün o partiler aralarındaki çelişkilerden dolayı perşmerge gücünü karşı karşıya getirebilirler. Peşmergeler, tarafların siyasi yarışlarında kullanılmak istemiyor. 

 

‘Bu ikiyüzlülüktür, bir parti Bağdat’ta ne söylüyorsa Hewler’de de aynı şeyi söylemelidir’

 

Kürdistan Bölgesi’ne ait bütçe Kürt grupları tarafından Bağdat’da kabul edildi. Şimdi de, Goran Hareketi dışında, aynı taraflar reddediyor. Kürdistan Parlamento Başkanlığı’nın bu konudaki görüşü nedir?


Bu ikiyüzlülüktür. Bir siyasi partide birlik ruhu olmalıdır. Bağdat’ta ne diyorsa Kürdistan Bölgesi’nde de aynı şeyi söyleyebilmelidir. Maalesef bu durumun sebebi de askeri iktidardır. O, siyasi partileri Hewler’de ayrı konuşmaya mecbur ediyor. Olabilir ki, Süleymaniye ve Bağdat’ta söylenen bir söz partiye ait olmayabilir.  

 

‘Sebep olan kişiler hakkında soruşturmanın açılması gerekiyor’

 

Size göre Kürdistan bölgesine ait bütçe Bağdat tarafından mı verilmeli yoksa bölge kendi petrolünü kendisi mi satmalı?

 

Bana göre en doru olanı halkın çıkarının göz önünde bulundurulmasıdır. Yurttaşlar yoruldu artık, üç yıldır derin bir kriz içinde yaşıyorlar. Bu yıl tamamlandı hala dört aydır altı aydır maaşlarını almayanlar var. Bundan dolayı önemli olan halkın çıkarının ele alınmasıdır. Eğer ele alınmazsa, mahkeme kim yanlış yaptı ve nasıl yaptı onun hakkında karar almalıdır. 

 

Kürdistan Bölgesi petrolünün bir varilinden 16 dolar kalması gerekiyor. Buna neden olanlar hakkında soruşturma başlatılmalı. Çünkü dünya pazarında petrol 50 dolar. Petrolün Bağdat yoluyla satılması ve Bölge’nin maaşları verilmesi iyidir. Eğer böyle de olmuyorsa, Bölge iktidarının, ki kendisini Bölge Hükümeti diye adlandırıyor, bu gelirin ne olduğunu açıklamalı. Eğer varsa, buyursunlar vatandaşa dağıtsınlar. Eğer yoksa vatandaşın daha fazla zarar etmemesi için bıraksınlar. 

 

‘Kuşkuz petrol siyaseti iflas etmiş’

 

Size göre Güney Kürdistan petrol siyaseti iflas mı etmiş?

 

Maalesef petrol ve gaz üzerinden çok yanlış bir siyaset yürütüyorlar. Aynı zamanda, büyük bir petrol gücümüz var, petrol ve doğalgazı çıkaracak, üretimi geliştirelim diyenlerin ‘uluslararası şirketler Kürdistan Bölgesi’ne gelsin’ fikrini bende destekliyorum. Fakat görüyoruz ki, petrolü parça parça satıyorlar. Tüm Kürdistan Bölgesi 50 petrol bölgesine ayrılmış ve her bölge de Kürdistan Bölgesi’ne ait ayrı bir şirket tarafından yönetiliyor. Yanlış yapıyorlar büyük bir suç işliyorlar.

 

Petrolü temel gelir kaynağı olarak görmek en büyük hatadır. Eğer diğer halklar için bu bir kez hataysa, bizim için iki kez hatadır. Kürdistan Bölgesi hükümeti toplantılarında da bundan söz ettim. Çünkü bizim denizle hiçbir sınırımız yok. Sonuçta bu petrolü dış pazara göndermek için bizim başka devletlere ihtiyacımız var. Bu devletlerde ne zaman isterlerse petrolün gönderilmesini engelleyebilirler. 

 

Şu an bölgede su bakımından en zengin olan ülkeler arasında birinci sıradayız. Tarım içinde verimli bir toprağa sahibiz. Bundan dolayı da Kürdistan Bölgesi’nin petrol siyaseti kaybetmiştir. Bunun görülmesi gerekir. Petrolü satıyorlar, ama yine de borçlular ve çalışanların maaşlarını ödeyemiyorlar. Bundan dolayı büyük bir yanlış yaptıklarını söylüyorum. 

 

‘Çözüm için bir yol olması gerekiyor’

 

Size göre bu durumun çözümü için ne yapılmalıdır? Kürdistan Bölgesi halkı için bir umut var mı?

 

Kuşkusuz var. Fakat Kürdistan Bölgesi’nde çözüm kolay değil. Eğer güçlü bir irade olursa, eğer partiler şimdiki siyasetlerini terk eder genelin çıkarları için çalışırlarsa sorunlar çözüme kavuşturulur. 

 

Geçmişten günümüze kadar Kürdistan bölgesi toprakları farklı farklı güçler tarafından bombalanıyor. Bu konuda Kürdistan Parlamentosu hangi adımları attı?

 

Bu bombardımanlara karşı biz her zaman tavrımızı ortaya koyduk. Bu tavrımızdan dolayı sorunlarla karşı karşıya da gelmiş olabiliriz. Fakat ulusal sorunlar hakkında Kürdistan Parlamentosu’nun olumsuz bir etkisinin olacağını sanmıyorum. O zaman parlamentonun Kürdistan Bölgesi içinde değil başka bir yerde açılması gerekiyor. 
 

Parlamentonun Rojava hakkında aldığı kararlar halkımızın iradesi için önemliydi. Peşmergelerin Rojava’ya gönderilmesi ve yapılan bazı çalışmalar parlamentonun bu dönemde yaptığı gurur duyulacak işlerdendir.  

 

Rojava Kürdistan’ı ile ilişkileriniz şimdi ne düzeyde?

 

Farklı fikirlere rağmen Rojava’daki siyasi partilerle iyi ilişkilerimiz var. Biz Kürdistan’ın tüm parçaları için parlamentonun bir çatı olmasını önermiştik. Biz her zaman bütün Kürtlerin temsilcisi olarak tehlikeler karşısında etkili olmaya çalıştık. 

 

‘Halkın temsilcileri hiç bir şekilde tutuklanamaz’

 

Kürdistan Bölge Parlamentosu Başkanı olarak, AKP’nin Kuzey Kürdistan’da HDP’nin Eşbaşkanlarını ve parlamenterlerini tutuklaması hakkın ne düşünüyorsunuz?

 

Daha önce biz bir mesaj yayımlamıştık. Sadece sayın (HDP) Eşbaşkanların tutuklanması için değil, aynı zamanda belediye eşbaşkanları ve parlamenterlerin tutuklanması nedeniyle de mesaj yayımladık. Çünkü halk tarafından seçilen meşru temsilcilerin tutuklanması hiç bir şekilde kabul edilemez. Sadece onlarla görüşme yapabilirler. Biz HDP’nin varlığının derin bir umut yaratmasını istiyorduk. Aynı zamanda Türkiye ve Kürt temsilcileri arasında bir köprü olmasını istiyorduk ki; Türkiye’de barışı sağlayabilsinler. 

 

Acaba bu tutuklamalar çözüm sürecini ortadan kaldırır mı? 

 

Bu tutuklama, kaybettirme, öldürme ve savaş tarzı geçen yüzyılda Kürt halkını ve Kürdistan sorununu ortadan kaldırmak için dört parçada yürütüldü. Bu nedenle Türkiye hükümetinin bunu çözüm yolu olmadığını bilmesi gerekiyor. Tüm tutukluları serbest bırakarak diyalog, çözüm ve barış yolunu kolaylaştırabilir. 

 

‘Bu hassas süreçte ulusal kongre çok önemli ve gereklidir’

 

Şimdi bütün Kürtler her zamankinden daha fazla birbirlerine yaklaşmışlar. KCK de ulusal kongrenin acil toplanması çağrısı yaptı. Bunun imkanı ne kadar var ve ne kadar önemlidir?

 

Ulusal kongrenin toplanması ve dört parça Kürdistan için çalışacak bir çatının olması her zaman önemli ve kutsal bir çalışmadır. Özellikle bu hassas süreçte gereklidir. Eğer iki yıl önce ulusal kongre toplanmış olsaydı, DAİŞ’e karşı daha güçlü bir savaş verilir ve daha iyi bir sonuç elde ederdik. Şimdide önümüzdeki süreçte doğacak tehlikeler karşısında dikkatli olmamız için ulusal kongre gerekli ve önemlidir. 

 

‘Kürtler kendi kendilerinin dostlarıdır’

 

Bu kongre şimdiye kadar neden örgütlenemedi, toplanamadı?

 

Üzülerek söylüyorum ki, Güney Kürdistan’daki bir partinin iradesi Kürdistan’ın diğer parçalarına da etki ederek ulusal kongrenin örgütlenmesi önünde engeldir. Bu süreçlerde Kürtler kendi kendilerinin dostlarıdır. Şimdi komşu devletlerin her birinin özel çıkarları ve güvenlik sorunları var. Kürtlerin çıkarları için birbirlerini desteklemeyebilirler. Fakat biz herkesten daha fazla kendi kendimizin dostuyuz. Maalesef şimdi tam ters bir durum var. 

 

‘Ertelenmemesi gerekiyor ve yaralarımıza el atmalıyız’

 

Acaba dört parça Kürdistan’a yapılacak ziyaretlerle ulusal birlik için bir zemin oluşturulamaz mı? 

 

Ziyaretler, diyalog her zaman iyidir. Siyasi taraflar arasında açığa çıkan diyalog iyidir. Fakat önemli olan gecikmeden yaralarımıza el atmamızdır. Bu nedenle bu ziyaretler toplanmış olmak için yapılmamalıdır. Sorunların çözümü için yapılmalıdır.

 

İlgili Haberler
« »


-
RojNews
İletişim


Korek   : +964 7508749379

Asia      : +964 7718835920

Normal : +964 533361295

Email    : rojnewstr@gmail.com
© Copyright 2015 RojNews. Hemû mafên portala ROJNEWS Ajansa Nûçeyan a Roj hatine parastin