Smiley face
Smiley face
Smiley face

KCK: 40’ıncı yıl direniş ve zafer yılı olacak

24-11-2017 14:37:39
KCK Genel Başkanlık Konseyi, PKK’nin 40’ıncı yılına ilişkin açıklama yaparak, “Kürdistan Devriminin öncüsü olan PKK, 39. yılını geride bırakıp 40. direniş ve zafer yılına giriyor” dedi.


 
HABER MERKEZİ
 
KCK Genel Başkanlık Konseyi PKK’nin 40’ıncı yılına ilişkin açıklama yaparak, PKK’nin sadece Kürt halkı için değil tüm bölge halkları için umut haline geldiği vurgulandı.
 
PKK’nin Kadın Özgürlük Devrimi başlattığını belirten KCK, sömürgeci kültürel soykırım politikalarını da bozguna uğrattığını söyledi.
KCK Genel Başkanlık Konseyi, PKK’nin kuruluş yıldönümü yazılı bir açıklama ile kutladı. Açıklamada, ‘’Kürdistan Devriminin öncüsü olan PKK, 39. yılını geride bırakıp 40. direniş ve zafer yılına giriyor. Halkımızı tükeniş yolundan çıkarıp diriliş ve direniş sürecine sokan PKK’nin 40. kuruluş yılına girişini tüm coşkumuzla selamlıyor, bu yeni yılın kader belirleyici zaferlerle dolu geçeceğine inanıyoruz. Önder APO’nun, tüm partililerin, yurtsever halkımızın ve dostlarımızın Diriliş ve Direniş Bayramını kutluyoruz. PKK’nin kuruluşu kararlaşmasına götüren büyük şehidimiz Haki Karer’den eşsiz kadın şehidimiz Delal Amed’e kadar varlıklarını özgürlük ve demokrasi davasına adayan tüm devrim şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz” denildi.
 
PKK’NİN RESMEN KURULUŞU KÜRT HALKI İÇİN GERÇEK BİR MİLATTIR
 
PKK’nin resmen kuruluşunun Kürt halkı için gerçek bir milat değeri taşıdığını belirten KCK, Kürt halkının bu günü ‘Diriliş Bayramı’ olarak kutladığını hatırlattı. Açıklamanın devamında, PKK’nin Kürdistan halkı için taşıdığı öneme dikkat çekildi:
 
‘’İnkar ve imha sistemine dayanan soykırımcı Türk sömürgeci egemenliğine karşı var olmak ve özgür yaşamak isteyen halkımızı örgütlü isyana kaldıran PKK’nin Kürtlerin yaşamına girmesi, aynı zamanda kapitalist sistemin hegemon güçleri ve uzantılarının bu halka ilişkin ölüm fermanının paramparça edilmesini ifade ediyor. Yol, hayat ve hakikat olmuş bir Önderlik, bu Önderliğin düşünceleri temelinde örgütlenip eylemleşen bir Parti, 40 bini aşkın ölümsüz kahramandan oluşan devasa bir Şehitler Ordusu ve zafer çizgisinde savaşan bir gerilla gücü halkımızın özgürlük davasının yenilmezliğine işaret ediyor. Ödediği bedeller ve çektiği acılar ne kadar ağır olursa olsun, özgür yaşamakta sonuna kadar kararlı bir duruşun sahibi Kürt halkı, bu 39 yılın her anının büyük bir kutsallık içerdiğini bilerek, Önderliğini ve PKK’yi gururla bağrına basıyor. PKK, eskinin köle bile olamayan halkını günümüzde dünya halklarının gıptayla baktığı, özgürlük ve demokrasi yolunda emin adımlarla ilerleyen bir halk düzeyine çıkarmış bulunuyor.
 
KÜRT SORUNU EVRENSEL BİR HAL ALMIŞ DURUMDADIR
 
Bu koca 39 yıl, insanlık dışı bir inkar ve imha sistemine karşı kesintisiz devam eden, her anı ve her adımı muhteşem bir zafer değeri taşıyan insanüstü bir direnişe tekabül ediyor. Çok yetersiz koşullarda gözlerini yaşama açan, onuru kırılmış çocuk yaştaki bir insanın, Abdullah Öcalan’ın ruh hali ve isyanı temelinde açığa vurulan Kürt sorunu, PKK’nin kuruluşu üzerinden geçen 39 yıl içinde tamamen evrensel bir sorun halini almış durumdadır. Evrenselleşen Kürt sorunu kendi çözümünü de artık evrensel koşullarda arıyor. Kendi kurtuluşunu bölgenin tüm halklarının kurtuluşuna bağlayan halkımız, bu anlamda yeni tipte bir bölgesel devrimin bayraktarlığını yapıyor. Daha öncesinde her şeyiyle sadece sorun teşkil eden ve tükenişin eşiğine getirilen Kürt halkı, Önderliğinin evrensel zihniyetiyle donanmış olan PKK öncülüğünde, insanlığın büyük umut yürüyüşüne rehberlik eden bir halk olarak tarihteki yerini alıyor. Böylece PKK ve öncülük ettiği halkımız, yaşamın da coğrafyası gibi çölleştiği Ortadoğu’nun gerçekte bir mucizeler diyarı olduğunu ve bu coğrafyanın insanının ölü çölü yeşertecek gücünün bulunduğunu bir kez daha tüm dünyaya gösteriyor.
 
PKK ÖZGÜRLÜÇÜ RUHUN İFADESİ OLDU
 
Kürt sorununun çözümüne yöneldiğinde umut dahi sayılmayacak bir duygu ve birkaç sözcük dışında bir silahı bulunmayan Önder APO, böyle bir duygunun ve birkaç sözcükten ibaret bir doğrunun en büyük silah olduğunu çarpıcı bir biçimde ortaya koydu. Böylece iyi duygularla birleşen birkaç sözün mucizeler yaratmaya kadir olduğunu tüm dünyaya kanıtladı. İşe başlarken dayanılacak ciddi bir sosyal zeminin bulunmadığı, ihanetin her yere sindiği ve her şeyin aleyhte seyrettiği bir ulusal gerçeklikte, başka türlü davranmanın adım atmamak için gerekçe oluşturmaktan farksız olduğunu bilen Önder APO, PKK’nin kuruluşuna götüren eylemine bu tarzda giriş yaptı. “Anlamın ve hissin yaşattığı insan en güçlü insandır” ilkesi, Önderlik gerçeğinin en hayati ilkesi olarak, PKK’nin doğuşuna ve gelişimine damgasını vurdu. Doğru hissetme, doğru düşünme ve bu doğrularla yaşamayı en büyük olanak olarak değerlendirmesi, PKK’yi emsalsiz bir direniş savaşında dimdik ayakta tuttuğu gibi, zaferi kesinleştirmesinin de en sağlam güvencesi oldu. Apocu mücadele tarzının özünü oluşturan bütün bu ilkeler, PKK’nin özgürlükçü ruhunun ifadesi olarak, her PKK militanının ve yurtsever her Kürt insanının ruhu, düşüncesi ve eyleminde ete kemiğe büründü. PKK bu ruh ve düşünceye dayalı eylemiyle kutsal hiçbir değer tanımayan bir faşist sömürgeciliği yıkılmanın eşiğine getirdi.’’
 
PKK ÖZGÜR KADIN DEVRİMİNİ BAŞLATTI
 
Kadın Özgürlük Mücadelesinin gelmiş olduğu aşamaya dikkat çekilen KCK açıklamasında, PKK’nin, ‘Tarihin en köklü devrimlerinden biri olan Kadın Özgürlük Devrimi’ için gerekli koşulları yarattığı belirtildi.
 
Açıklama şöyle devam ediyor:
 
‘’PKK’nin kuruluşu Önderliksel doğuş öncesinde ‘en bozulmuş neslin en basit fiziksel üreticisi’ derekesine düşürülmüş olan Kürt kadını için de yepyeni bir dönüm noktası oldu. Kürdistan’da Diriliş Devrimini zafere taşıyan PKK, tarihin en köklü devrimlerinden biri olan Kadın Özgürlük Devrimi için de gerekli tüm koşulları hazırladı. Süreç içinde muazzam bir gelişme kaydeden ve devrimde devrim yaratan kadın devrimi Kürdistan Devrimine de damgasını vurdu. Bu anlamda PKK Kadın Özgür Devrimini başlatan, kadın ordulaşmasını ortaya çıkaran, kadının özgün örgütlülüğünü geliştiren ve kendisini devrimin öncü gücü düzeyine yükselten bir parti, bir kadın partisi oldu. Bağrından Zilan, Beritan, Sara ve Delal gibi eşssiz önder devrimci kadınlar ortaya çıkaran ve kendi öncü partisine kavuşan Özgür Kadın Hareketi, insanlık için her açıdan umut vaat eden ve insanlığın kurtuluşunun doğru yolunu gösteren bir hareket olarak tüm dünyanın dikkatini üzerinde topladı. Kürdistan Devriminin yenilmezlik iksiri olan Özgür Kadın Hareketi, inşa edilen yeni toplumsallığa kadın rengini katarak yaşamı gerçekten tüm değerlerin üstünde tutulması gereken bir olgu haline getirdi.’’
 
PKK ŞEHİTLER PARTİSİDİR
 
PKK, bizzat kurucusu olan Abdullah Öcalan tarafından ‘Şehitler Partisi’ olarak adlandırıldığını belirten KCK Başkanlık Konseyi, şehitlere ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
 
“PKK’nin kuruluşu da ölümsüz şehidimiz Haki Karer’in anısını yaşatmanın gereği olarak gerçekleşti. Daha önce bir tavuk için insanın öldürüldüğü, ama en temel toplumsal değerler uğruna kimsenin bir damla ter dökmeye bile yanaşmadığı Kürdistan’da, Haki yoldaş bir toplumun vazgeçemeyeceği değerlerinin bulunduğunu ve bu değerler için gerektiğinde can vermenin en kutsal görev olduğunu halkımıza gösterdi. Birbirine eklenen halkalar biçiminde büyüyen şehitler zinciri, aynı zamanda halkımızın özgür yaşamdan asla vazgeçmeyeceğinin kanıtı oldu. Amansız bir savaşın içinde olan halkımızın en yiğit kızları ve oğulları bugün de şehitler zincirine yeni halkalar olarak eklenmeye devam ediyor. Şehit vermek özgürlüğe tutkuyla bağlı bir halk için asla ürkütücü bir durum olamaz. Asıl ürkütücü olan, şahadeti göze alıp özgür yaşamı savunmaktan kaçınmaktır. Delal Amed yoldaşın şahadeti bu anlamda devrimci direnişi daha da güçlendirme ve bu temelde faşist sömürgeciliği yıkma emridir. O ve onun gibi ölümsüz kahramanlar halkımızın gerçek komuta güçleridir ve Kürt halkının özgürlük davası onların aşkla bağlandığımız manevi komutası altında mutlaka zafere ulaşacaktır.’’
KÜLTÜREL SOYKIRIM POLİTİKALARI BOZGUNA UĞRATILIYOR
 
KCK açıklamasının devamında, PKK’nin mevcut misyonu ve önümüzdeki sürece ilişkin şunları söyledi:
 
“Sömürgeci devletin başkentinde ortaya çıkan aydın-gençlik hareketinin temelleri üzerinde vücut bulan PKK, mücadelesinin her aşamasında gençliğin muazzam devrimci enerjisi, sınırsız cesareti, engin fedakarlığı, hakikate müthiş susamışlığı, özgür yaşama tutkulu bağlılığı ve büyük fedai ruhuyla beslendi. Köleliği, zulüm ve zorbalığı reddeden gençlik yüzünü her zaman PKK’ye döndü. Meşru savunma direnişi gerilla savaşı aşamasına ulaştığında, PKK’nin gerillayı büyütme çağrısı yine en önde gençlikte karşılığını buldu. Gerilla ordulaşması özünde gençliğin askeri yapılanması olarak halka güven verirken düşmana korku saldı. Saflarından on binlerce üyesini şehit veren gençlik toplumsallaşma, partileşme ve gerillaşmada her zaman öncü rol oynadı. PKK ile birlikte savaşan gençlik savaşan halk gerçekliği, kazanan gençlik kazanan toplum haline geldi. Aynı gençlik bugün de mücadelemizin her cephesinde öncü rol oynuyor ve kültürel soykırım politikalarını bozguna uğratıyor. Faşist soykırımcı sömürgeciliğin vahşi saldırılarına rağmen devrimci dinamizmini koruyan gençlik, hem PKK’nin temel güç kaynağı hem de halkın umudu olduğunu ortaya koyuyor.
 
PKK ONURLU BİR DİRENİŞ SERGİLEDİ
 
Kürt sorununu çözme kararlılığıyla ortaya çıkmış olsa da, PKK asla milliyetçiliğe düşmedi. Tersine, milliyetçiliğin her çeşidine karşı onurlu bir direniş sergiledi. Önderliğinin evrensel karakteri PKK’nin bu özelliğine damgasını vurdu. Bu açıdan PKK ayrılıkçı ve ayrıştırıcı değil, farklılıkların eşitliğine dayalı en kapsamlı birliklerden ve en geniş demokrasiden yana bir parti oldu. Önder APO’nun ilk iki yol arkadaşının Türk kimliğini taşıması ve ilk büyük şehidimiz olan Haki Karer’in anısına bağlılığın partileşmeye götürmesi, PKK’nin evrensel zihniyetini pekiştirip sağlamlaştırdı. PKK Kürt halkının özgürlüğünü her zaman halkların ortak mücadelesinin başarısında gördü. Tarihsel Kürt-Türk kardeşliği temelinde halkların kardeşliğini her şeyin üzerinde tuttu ve pratikte gereklerini yerine getirmeye çalıştı. PKK’nin bu duruşu, soykırımcı sömürgeciliğin kustuğu şovenizm zehrinin halkların birbirlerini boğazlamalarına yol açmasını önledi. ‘Türkiye ulusu’ kavramı ve ‘ortak vatanda birlikte yaşama’ şiarı, PKK’nin özgür birlik ruhunun en somut göstergesi oldu.
 
PKK, SADECE KÜRTLERİN DEĞİL TÜM HALKLARININ UMUDUR
 
Bugün PKK artık sadece Kürt halkının en büyük özgürlük silahı değil, tüm bölge halklarının kurtuluş umudu haline gelmiştir. Üçüncü Dünya Savaşının yoğunlaştığı Ortadoğu’da halkların demokrasi ve özgürlük cephesi PKK direnişi etrafında örülmektedir. IŞİD’in vurucu gücünü oluşturduğu ve statükoyu korumaya korumaya çalışan devletler, bu cephe karşısında gerileme ve çözülmeyi yaşamaktadır. Faşist diktatör Erdoğan’ın Türkiye’yi açık bir cezaevine çevirmesi ve Kürdistan’da korkunç yıkımlara başvurması bundandır. Hz. İbrahim ile Nemrut arasındaki çatışma, PKK’nin faşist Erdoğan diktatörlüğüne karşı direnişinde adeta yeniden tekrarlanmaktadır. Nemrut’u kılıcın değil, beynine giren bir sivrisineğin öldürdüğü rivayet edilir. Sivrisineğin yeni inanç ve düşünceleri anlattığı açıktır. Erdoğan’ı Nemrut gibi acıdan kıvrandıran ve Nemrut’unkine benzer bir akıbete taşıyan da benzer biçimde Kürt halkının özgürlüğünün kaçınılmaz olduğunu fark etmesidir. İbrahimi Hareketin güncellenmiş ve çağımıza uyarlanmış hali olan PKK, halkları çağdaş nemrutlar ve firavunların egemenliğinden kurtaracak, nemrutlar ve firavunların soyunu tamamen kurutmanın yolunu ardına kadar açacaktır. PKK ile kazanan halklar, kaybeden ise firavuni ve nemrudi sistemler olacaktır! Tarihin ve halkların hükmü budur!''
 
(ao)
 
 

 

İlgili Haberler
« »


-
RojNews
İletişim


Korek   : +964 7508749379

Asia      : +964 7718835920

Normal : +964 533361295

Email    : [email protected]
© Copyright 2015 RojNews. Hemû mafên portala ROJNEWS Ajansa Nûçeyan a Roj hatine parastin