Smiley face
Smiley face
Smiley face

Tevgera Azadi: Halk için olacak her türlü demokratik ittifaka açığız

31-10-2017 12:14:46
Tevgera Azadi Eşbaşkan Yardımcısı Tara Hisên, Güney Kürdistan'ın yeni bir siyasi anlayışa ihtiyacı olduğunu belirterek, halka hizmet edecek her türlü demokratik ittifaklara açık olduklarını söyledi. 


 
 
BÊRÎTAN ZAGROS - NASYAR MISTEFA / SÜLEYMANİYE
 
 
Güney Kürdistan'da 25 Eylül'de yapılan referandum ve sonuçları, Irak güçlerinin 16 Ekim'deki saldırıları, Kürdistan Bölgesi'nde yaşanan siyasi, ekonomik, toplumsal kriz ve toplumun yeni muhalefet arayışlarına ilişkin Kürdistan Özgür Toplum Hareketi (Tevgera Azadi) Eşbaşkan Yardımcısı Tara Hisên, RojNews'in sorularını yanıtladı. 
 
Güney Kürdistan'ın yeni bir siyasi anlayışa ihtiyacı olduğunu belirten Tara Hisên, halka hizmet edecek demokratik ittifaklara açık olduklarını söyledi. Tara Hisên, "Güney Kürdistan'da demokratik bir modelin inşası için Tevgera Azadi, Halk Demokrasi Cephesi ve Yeni Nesil Listesi bir ittifak yapmıştı. Ama seçimler yapılmadı. Ama ittifakımız ve ortak mücadelemiz önümüzdeki süreçlerde devam edecek" dedi. 
 
* Sizler Tevgera Azadî olarak referandumu boykot ettiniz. Zaten referandumun sonuçları da donduruldu. Sizler Tevgera Azadî olarak referandumun sonuçları hakkında ne düşünüyorsunuz? 
 
Referandum gibi bir gündemle ortaya çıkmak 26 yıllık iktidar deneyiminin başarısızlığıydı. Ortada bir kanun yoktu. Bu referandum parlamento, hükümet ve Bölge Başkanı'nın kalmamasının, hükmünü yitirmesinin sonucu olarak yapıldı. Güney Kürdistan günden güne siyasi ve ekonomik krizlere doğru sürükleniyordu. Kürdistan Bölge Yönetimi, 26 yıllık iktidarlarının başarısızlığını referandumla unutturmak istedi. Halkı referandumla oyalamak istediler. 
 
 
Bunlar karşısında Tevgera Azadi olarak derin ve bilimsel tahliller yaptık. Yaptığımız tahliller sonucu bunun sadece büyük bir kırılma yaşatacağını değil, aynı zamanda var olan kazanımları da tehlikeye sokacağını gördük. Bunları da söyledik. İnsani, politik ve ahlaki bir görev olarak bunları halkımıza açıklamayı da doğru gördük. Bizler bazıları gibi siyasi kurnazlık yapıp da son ana kadar tutumumuzu gizlemedik. Açık bir şekilde boykot ettiğimizi kamuoyuna açıkladık. Tutumumuzu açıklarken de gerekçelerini ortaya koyarak yaptık ve halkımızın karşı karşıya kalacağı tehlikeleri de dile getirdik. Bugün burada söylediklerimi referandumdan önce defalarca halkımızın içinde açıkça dile getirdik. Hatta bunları söylediğimi için ihanetle, başka güçlere bağlı olmakla ve bağımsızlık karşıtı olmakla suçlandık. 
 
* Referandumu boykot ederken bir alternatifiniz neydi?
 
Bizler bazıları için "evet" ya da "hayır" demedik. Bizler önce boykot kararımızı açıkladık, daha sonra da çözüm projemizi açıkladık. Bu referandumun ortaya atılması parti çıkarları için milliyetçi duygulara seslenme hikayesiydi. Bizler bu akliyetler siyaset yapılmayacağını söyledik. Bu akliyetle halkların sorunlarını çözemezsiniz, dedik. Güney Kürdistan'da farklı halkların da olduğunu söyledik. Bu realiteye uygun bir proje önerilmesi gerektiğini söyledik. Önerdiğimiz proje de Güney Kürdistan'ın farklılıklarını ve kazanımlarını gözeten bir projeydi. 
 
* Projeniz nedir? 
 
Projemiz halkların birlikte yaşamına dayalı. Demokratik bir yönetimdir. Bir ulusun ezen, bir ulusun da ezilen olması değil. Kendimiz için istediğimizi diğer halklar içinde istemeliyiz. Fark gözetmeksizin birlikte yaşamın sistemini geliştirmek istiyoruz. Bunun örneği şimdi Rojava Kürdistan'ında var. Bu model başarlı olur ve yeni bir model olarak Ortadoğu'da çözüm olabilir. Bu modelin fikir sahibi Önder Abdullah Öcalan'dır. Şimdi tamamlanmasa da yarın hem Güney Kürdistan'daki siyasi taraflar hem de Güney Kürdistan halkı görecektir ki, Güney Kürdistan ve tüm Ortadoğu halkları için bir tek bu model olabilir. Projemiz tek bölümden oluşmuyor. Bir bölümü strateji bölümü, bir bölümü de şimdiki duruma ilişkin. Elbette projemizin her iki bölümü de şimdiki durum içinde geçerli. 
 
* Güney'deki muhalefet neden birleşmiyor? 
 
Güney Kürdistan'daki muhalefetin hepsi aynı iktidar kaynağından çıkmışlar. Aynı akliyet ve iktidardan farklı hiçbir programları yok. Rahatsızlıklarını dile getirdiklerinde ve iktidar karşısında konuştuklarında da 'biz muhalefetiz, farklı bir programımız var' diyorlar. Ama sonunda, referandumda da bunu gördük, yine de iktidarın kucağına gidiyorlar. Muhalefet ortak bir cephe oluşturamadı ve böylesi bir durumun yaşanmaması için referanduma karşı ortak bir program çıkarıp karşı duramadılar. Ne yazık ki, referandumla 1991 sınırlarına döndüler. Diyorlar ki, 2003 sınırlarına döndük. Hayır, 1991'deki sınırlara döndük. Elde edilenlerin de hepsi gitti. 
 
Referandumla halkın kaderiyle oynandı. Eğer referandumla halkın kaderini belirlemek istiyorlarsa, çok yönlü ve güçlü bir hazırlığın olması gerekirdi. 'Boykot' kararı verdiğimizde de bu yetersizliklere işaret ettik ki, referandum için hiçbir hazırlık yoktu. 
 
* Referandumun engellenmesi için ne tür çalışmalar yaptınız? 
 
Referandumun Hewler ve Süleymaniye'den önce 'tartışmalı bölge' (140'ıncı madde) üzerinde olumsuz bir etki yapacağını biliyorduk. Bundan dolayı Xaneqin, Xurmatu, Kerkük ve tüm Germiyan alanında bilgilendirme seminerleri ve farklı eylemler düzenledik. Diğer şehirlerde de seminerler verdik. Seminer katılımcılarının önemli bir bölümü referandumun bir tehlike yaratacağının farkındaydı. Ama iktidar partileri tarafından örgütlendirilip, seminerlerimize gönderilen bir kesim ise karışıklık çıkarmak için uğraştılar ki, mesajlarımızı halka ulaştıramayalım. 
 
Halkın başına getirilen bu durumda parmağımızın olmamasından dolayı vicdanımız rahat. Halkı bilgilendirdik ve tehlikeyi işaret ettik. Ne yazık ki, Güney'deki siyasi taraflar görüşlerimize kulak vermediler. Ama sonunda yine ortaya çıktı ki, biz halkın dostuyuz. Biz ve 'Hayır' cephesi referandum etrafında örülen bu komplonun ortakları olmadık. İktidarın hizmetine girmedik ve halkın ve özgürlük tutkunlarının cephesinde durduk. Referandum kırılması düşüncelerimizin ne kadar realist ve haklı olduğunu bir kez daha gösterdi. 
 
* Bu sürecin halkın üzerinde nasıl bir etkisi oldu? 
 
2017 referandumu sonucunda oluşan Aşbatal (yenilgi) 1974'tekinden daha tehlikeli. Çünkü bir halkın yüz yıllık bağımsızlık hayali mücadelesinin sonunda oldu. Bu hayal uğruna Güney halkı büyük bedeller verdi. Güney Kürdistan halkı bu uğurda Enfallere, kimyasal saldırılarına ve katliamlara uğradı. Ama hiçbir hazırlık yapmadan halkın bağımsızlık hayali kartını yaktılar. Yani referandum Güney Kürdistan halkında maddi, manevi ve ruhsal olarak çok olumsuz bir etki yaptı. 1991'den sonra Güney Kürdistan'ın tüm kentleri ve kasabaları Kürtler tarafından özgürleştirilmiş ve yönetiliyordu. Sadece 'tartışmalı bölgeler' kalmıştı. 2014 DAİŞ savaşından sonra da, bu 'tartışmalı bölgelerin' neredeyse tamamı üzerinde hakim olunacaktı. Fiili olarak tamamının elimize geçmesi için çok az kalmıştı. Ama ne yazık ki, tüccar siyaseti  yüzünden ve iktidarda kalmak için Kürtleri yüz yıl daha geriye götürdüler ve Kürtlerin yüz yıl daha bağımsızlıktan söz edemeyecekleri bir şey yaptılar. Kürtlerin uğruna mücadele ettiği ve emek verdiği bu yüz yılı çok ucuz bir şekilde sattılar. Sadece 'tartışmalı bölgeler' değil, daha önce peşmergenin elinde olan yerlerde elden gitti. Öyle yaptılar ki, halkın bağımsızlık meselesine, mücadeleye ve siyasi çalışmalara inancı kalmadı.  Sadece eleştirmen olmuş ve kendisinin rol oynayacağına inancı kalmamış. 
 
Güney Kürdistan yönetimi objektif olmalı. Herkes gerçekliği görüyor, sadece iktidar değil. Görse de başarmasını istemiyor. Bu 26 yıldır, bazı siyasi kişiler ya da siyasetteki bazı yüzler Güney Kürdistan'ı yönetiyorlar. Ailelerini zengeleştirmekten ve güçlendirmekten, bazı ailerin ve yetkililerin çocuklarının yaşamlarını güzelleştirmekten başka birşey yapmadılar. Yıllardır bu sınır kapılarından alınan gümrüklerin nereye gittiğini kimse bilmiyor. Güney Kürdistan'da petrol ticareti var. Çünkü Güney Kürdistan'da büyük bir yer altı zenginliği var. Hem petrol hem de yer üstü zenginlikleri bakımından böyledir. Ama bunun geliri şimdiye kadar nereye gitti? Bunların hiçbiri bilinmiyor ve kayıp. 
 
* Birçok siyasi taraf, Güney'deki bu krizlerde ve sorunlarda rolü olan partilerin yöneticilerinin mahkeme karşısına çıkması gerektiğini söylüyor. Sizce bu yönetim bundan sonrası için ne yapmalı? 
 
Siyasi sorumluların halktan özür dilemeleri ve mahkemeye çıkıp hesap vermeye hazır olmaları gerekir. Ayrıca Kürdistan halkının zenginliklerini sakaladıkları dünya bankalarından ve ailelerinin ambarlarından çıkarıp halkın hizmetine sokmalılar. Bu zenginliği halkın hizmetinde demokratik projelerin uygulanması için kullanmalılar. Çünkü halk şimdi ekonomik bir ambargo da yaşıyor ve birçok sorunla yüz yüze. Sistem olamama krizi var. Bu krizleri üretmekle demokrasinin, özgürlüklerin, birlikte yaşamın ve farklı düşüncelerin önü tutulmaya çalışılıyor. Halkı, sadece kendi günlük yaşamıyla uğraşır, özgürlük ve hak isteyemez bir hale getirdiler. 
 
* Halk bu koşullarda ne yapmalı? 
 
Halkın artık bu şekilde devam etmemesi ve rol alması gerekir. Bu 26 yıldır bir grup üstten hükmediyor, halk da sadece söyleneni yapıyor. 26 yıllık hükümranlığın yıkılmasıyla her şey sona erdi. Şimdi ortada hiçbir sistem kalmamış. Eski kurumların da hiçbir meşruluğu kalmamış ve biz onları meşru görmüyoruz. Artık halkın kendin kendisini yönetmesinin zamanı gelmiş. Halkın artık izleyici kalmaması, temel bir rol üstlenmesi gerekir. Sistemde ve yönetimde rol sahibi olmalı. Ayrıca halkın bu kırılmada rolü olan siyasi yetkilileri mahkemeye vermesi gerekir. 
 
*Güney'de muhalif sesler olmasına rağmen bu eleştirdiğiniz zihniyeti neden değiştiremiyorsunuz, sorun nerede?
 
20'nci yüzyılın başında çözüm elde edememiş olmamız sebebi birlik olmayışımızdır. Eğer bir araya gelmeyi başarabilirsek kazanım elde ederiz. Güney'de proje oluşturma sorunu yok. Ancak önemli olan projelerin ilan edilmesi değil, projenin hangi zihniyetle yapıldığıdır. Kendisini iktidar olarak da gören de, muhalif olarak da gören de aynı zihniyet ve kalıplara sahip. İkisi de iktidarcılığı koruma zihniyetinde. Bu iktidarın değişmesini isteyen bir güç olmalı. Ancak biz bu gücü ve hatta bir araya gelme isteğinin de eksik olduğunu düşünüyoruz.
Tevgera Azadî olarak kapımı ittifaklara daima açıktır. Ortak çalışmalar yapmayı daima istedik. Halk için nerede bir umut kıvılcımı varsa katılmaya ve bu uğurda canımızı vermeye de hazırız. Ancak, yeni bir proje ve model olan nitelikli bir muhalefet göremiyoruz. Klasik yöntemler makyaj yapılarak halka sunuluyor. Barzani'nin değişmesi ve yerine yeni bir yüzün gelecek olması önemli değil. Önemli olan zihniyetin değişmesidir.
 
 
* Bu ittifak gerçekleşemezse kendizi ne kadar çok tanıtabilirsiniz?
 
Tevgera Azadî yalnızca siyasi bir hareket değil, aynı zamanda sosyal bir harekettir. Yalnızca halkın çıkarları doğrultusunda hareket eder. Bizim için önemli olan, halkın kendi kendisini ne kadar yöntebildiği ve kendi için karar almada ne kadar rol sahibi olduğudur. Halkın artık şehitlerin kanı üzerinden ticaret yapılmasına müsade etmeyeceği bir seviyeye gelmesini istiyoruz. Bizim için halkın uyanması, savunulması ve örgütlenmesi önemlidir. Bu çerçevede üstümüze düşen görevi devam edeceğiz. 
 
* İttifak kurmak için yeni bir arayışınız oldu mu?
 
Evet, oldu ve bu arayışımız halen devam ediyor. Şu ana kadar bir çok ortak çalışma gerçekleştirdik. Bu çerçevede bir çok grup, farklı kişi ve aydınlarla ortak çalışmamız oldu ve bu çalışmalarımızdan sonuç elde edebilmek için mücadelemiz devam edecektir.
 
* Seçimler için Yeni Nesil Listesi ile bir ittifakınız vardı. Ancak eçimler ertelendi. Bu ittifakınız sürecek mi? 
 
Referandum zamanında 'hayır' diyen sadace iki güç vardı. Bu siyasete karşı çıkan yalnızca bu iki güç vardı bunlar da; Tevgera Azadî ve Hayır Cephesi'ydi. Bunlar tamamen halkın çıkarlarını düşünüyordu. Yalnızca bu iki güç radikal bir şekilde bir duruş sergiledi ve olumlu bir tavır içindeydi. Bu durum bizi yakınlaştırdı. Tevgera Azadî olarak, Yeni Nesil Liste ile ortak noktalarımız oldu ve bu anlamda bir çok önemli toplantı gerçekleştirdik. Çünkü Güney Kürdistan'ı yeni bir zihniyet ve sisteme ihtiyacı var. Güney Kürdistan'ın en başıdan sonuna kadar yeniden ele alınması ve yeni sistem demokratize edilerek yenilenmesi gerekiyor. Yeni bir nesil, yeni bir zihniyetle toplum ve siyaset için rol sahibi olunacaksa, bu güçlerin beraber örgütlenmesi gerekir. Bu yüzden de ortak eylemler ve çalışmalar için kararlar aldık. 
 
* Bu ittifakta farklı parti ve örgütler de yer alıyor mu?
 
Yeni Nesil Listesi'nden önce Bereya Demokrasiya Gel (Halkın Demokrasi Cephesi) ile bir araya geldik ve listemizi seçim komiyonuna ilettik. Hayır Cephesi de Yeni Nesil Listesi adıyla bir liste sunduğu için, bizler de ittifak kurup seçimlere katılmayı ve 'Yeni Nesil (Nifşê Nû)' listesi ile başvurmak istedik. Seçimin ertelenmesi ittifakımızı ve çalışmalarımızı etkilemiyor. Ancak seçim yöntemlerinde değişiklik yapılıp yapılmayacağını bilmiyoruz. Yine de, ittifak halinde seçimlere katılacağız. Toplumun projemize inancı var, ki bunun örnekleri de mevcut. Bizzat halk seçimlere katılmamızı istedi. Bu çerçevede halkımızın güvenini kazanmak için planlarımız doğrultusunda propaganda sürecine katılacak ve kendimizi tanıtacağız. Bunun dışında da Güney Kürdistan'ın iyiliği için hangi çalışma ve eylem olursa katılmaya ve halk ile ortaklaşmaya hazırız. Bu anlamda hangi güç ortak çalışmada bulunmak istiyorsa katılmaya hazırız. Çünkü bizler kendimizi bu anlamda öncü ve radikal muhalefette bulunan bir güç olarak görmekteyiz. Bu yüzden de Yeni Nesil Hareketi ile bütün gerekli çalışmaları beraber yapmaya hazırız. İlişkilerimiz ve ortak çalışmalarımız devam edecektir.
 
* Kürt halkı, ulusal birlik ve ulusal tutum istiyor. Size göre bu süreçte ulusal birliğin sağlanmasının koşulları var mı?
 
1980'li yılardan beri Önder Abdullah Öcalan sorunların ulusal birlikle çözülebileceğini belirtiyor ve bunun için çalışıyor. Bunun için büyük bir emek de verildi. Bizler de ulusal birlik için atılan he adımı değerli ve önemli görüyoruz. Başarı için en büyük adımın bu olduğunu düşünüyoruz. Ama Kürdistan'ın bir parçası bunun dışında kendi başına bir karar alırsa başarması zor. KCK ile KNK'nin ulusal birlik için değerli çalışmaları oldu. Ama Güneyli bazı güçler bunun önüne engeller çıkardı. Artık bunun görüşmesi gerekiyor. Güney'deki tüm yapı ve oluşumların mevcut iktidardan bağımsız olarak düşünmesi gerekiyor. Güney Kürdistan'da yaşanan kırılmanın ulusal birliğin olmaması ve bazı güçlerin kendi başlarına kararlar almasının sonucu olduğunu görmesi gerekiyor. 
 
 
Ulusal birliğe en büyük engel KDP ve Barzani ailesi tarafından çıkarıldı. Bugün Güney Kürdistan topraklarının büyük bir bölümünün işgal altına girmesinin nedeni de onlardır. Ulusal birlik çağrıları yapıldığı günlerde KDP, Rojava'ya karşı sınırda hendekler kazıyordu, Türk askerini Güney Kürdistan topraklarına konuşandırıyorlardı, Baas rejiminin tanklarını Güney topraklarına getiriyorlardı. 
 
* Size göre, en kısa zamanda ulusal birlik sağlanması için ne yapılmalı?
 
Geçmişin muhasebesini yapmalıyız ama geçmişe takılmamalıyız. Bu referandumda Türk devletinin bazılarının iddia ettiği gibi Kürtlerin ne kadar "dostu" olduğunu bir kez daha gördük. Referandum bir halkın kaderini tayin etmesi ya da geleceği hakkında söz söyleyebilmesi için en doğal haklardan biridir. Ama Güney Kürdistan yönetimi referandum kararı alınca, Barzani'nin en büyük dostu Erdoğan'ın gerçek yüzü ortaya çıktı. Ne yazık ki referandum büyük acılara neden oldu ama eğer pozitif tek bir yanını ararsak o herkesin gerçek yüzünü de ortaya çıkarması oldu. Dost, düşman herkesin gerçek yüzünü açığa çıkardı. KCK, referandumu doğru bulmadığı halde, referandumdan sonra tehditler artınca, "halkımzı savunuruz" diyerek tutum aldı. Kerkük'e saldırı başlayınca bile eşbaşkanlarımız dahil hepimiz silahlandık Kerkük'te savunmaya geçtik. Ama ne yazık ki karşımızda bir savaş değil, ticari bir anlaşma olduğunu gördük...
 
Güney Kürdistan siyasi güçlerinin artık bazı gerçeklikleri görmesinin zamanı geldi. Bu mantıkla devam ederlerse bugün nasıl Kerkük elden gittiyse yarın aynı tehlike Süleymaniye ve Hewlêr için de geçerli. Oraları da kaybederiz. Bundan kurtuluşun tek yolu bir araya gelerek ulusal birliğimizi sağlamamızdır. Güney Kürdistan için de demokratik bir sistem için çalışmaktır. 
 

 
İlgili Haberler
« »


-
RojNews
İletişim


Korek   : +964 7508749379

Asia      : +964 7718835920

Normal : +964 533361295

Email    : [email protected]
© Copyright 2015 RojNews. Hemû mafên portala ROJNEWS Ajansa Nûçeyan a Roj hatine parastin