Smiley face
Smiley face
Smiley face

Reşîd: Şeffaf ve adil olmadıkları için bölgenin ekonomisini geliştiremediler

27-10-2017 11:50:20
Irak merkezi hükümeti ile Güney Kürdistan Bölgesi arasında yaşanan krizin ekonomi boyutuna ilişkin ajansımıza konuşan Irak Parlamentosu Maliye Komisyonu Başkanı Ehmedî Hacî Reşîd, "Kürdistan Bölgesi yönetimi şeffaf ve adil olmadığı için bölgenin ekonomisini geliştiremedi" dedi. 


 
 
DANA OMER / SILÊMANÎ
 
 
Irak Parlamentosu Maliye Komisyonu Başkanı ve Kürdistan İslami Topluluk'un (Komela Îslami) milletvekili Ehmedî Hacî Reşîd, Güney Kürdisan hükümeti ile Irak merkezi hükümeti yaşanan krizi, krizin bölge ekonomisine yansıması ve ekonomik ilişkilerin geceğine ilişkin RojNews'in sorularını yanıtladı.
 
* Siz şu anda Irak'ın mevcut durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? 
 
Doğrusunu söylemek gerekirse bugün yaşananlar tahmin ediliyordu. Çünkü başından beri Kürtlerin Irak merkezi hükümetiyle üç büyük sorunu vardı. Birincisi Irak'ta işbaşına gelen bütün hükümetlerle sorunlar vardı. İkincisi toprak ve yönetimde yer alma sorunuydı. Üçüncü sorun ise bütçe sorunudur. Bunlar üzerinde her zaman merkezi hükümet ile bölge hükümeti arasında sorunlar yaşandı. 
 
* Peki bu yaşananlar ne kadar hukuki?
 
Tartışmalı bölgelerin statüsünün belirlenmesi için Kürtler uzun süredir uğraşıyordu. Ama DAİŞ'in gelmesinden sonra Irak ordusu bu yerleri bıraktı, onların yerini pêşmerge aldı. Sorun buradan kaynaklanıyor. Pêşmerge buraların güvenliğini alınca siyasi olarak da hükümetten bir güvence almaları gerekirdi. Yazılı bir belge olmalıydı. Ya da uluslararası bir gözlemci heyetin dahil olmasını talep edebilirdi. Çünkü bu yerlerin savunması için Pêşmerge kan döktü. Şimdi bizim hükümetimizin elinde bu yerlerin güvenliğinin nasıl sağlandığına dair hiçbir belge yok. Güney Kürdistan yönetimi her zaman fiili çözümlere başvurdu. Ama Irak rejimi DAİŞ savaşının sonuna geldiğinde ve güç kazandığında bu yerleri aldı.
 
 
Bir diğer sorun şu ki, KDP ile YNK kendilerinden başka kimseyi hiçbir zaman dinlemezler. Parlamentonun bunun üzerinde çalışması gerekirdi. Bunun üzerine görüş alış verişlerinin olması ve bunu yasal bir çerçeveye dönüştürmeleri gerekirdi. Ama Güney Kürdistan'da yapılan referandum, merkezi hükümete bu bölgeleri ele geçirmek için iyi bir bahane sundu. Bunun yanında Kürtler uluslararası dostlarını da kaybetti. Irak anayasasında sadece Irak ya da Kürdistan Bölgesi'nin tartışmalı bölgeleri tek başına yönetmesine dair bir madde yok. Ama Irak hükümeti anayasadan bahsetmiyor, askeri gücün varlığından bahsediyor. 
 
* Referandumdan önce Kürdistan Bölgesi, ciddi rakamları bulan petrol ihracatı yapıyordu. Ama yine de maaşlar ödenmiyordu. Ama şimdi de Irak hükümeti Kürdistan Bölgesi'nin gelir kaynaklarının büyük bölümüne el koydu. Size göre bu durum maaşları ve bölgenin ekonomisini nasıl etkileyecek?
 
Kürdistan Bölgesi günlük olarak 600 ile 650 bin varil petrol çıkarıp sattığını açıklıyordu. Ama bu petrolün ne kadara satıldığı, nasıl satıldığı, hangi anlaşmaların yapıldığı, anlaşmaların içeriğinde ne olduğunu kimse bilmiyor. Şeffaflık yok. Bunun için de bölgenin ekonomik sorunlarını çözememiştir. Irak hükümetinin bölgeye dönüşü ekonomik olarak Kürtler için iyi olabilir ama halkımızın onuru kırıldı. Bölge siyasetçilerinin onuru kırıldı. Mesala nasıl ki 7 Mart 1991 tarihinden söz edilince ulusal onurdan söz ediyorsak, bundan sonra 16 Ekim 2017 tarihinden söz edilince de ulusal onurun kırılma tarihi olarak anacağız. 
 
 
* Ekonomik olarak bölgenin ekonomisinde nasıl bir değişim olacak? 
 
Kürdistan Bölge Hükümeti geçen bunca sürece bölgenin ekonomisini canlandırma, güçlendirme gibi bir rolünü oynayamamıştır. Doğrusunu söylemek gerekirse 2013 yılında maaşlar Bağdat'dan gelen bütçe payıyla ödendiğinde bölgenin ekonomi durumu daha iyiydi. Eğer, Irak hükümeti 2013'ten önce gibi bir ekonomik sistemi benimser ve maaşlar bütçeden ödenirse Kürdistan Bölgesi'nin ekonomik durumu mevcut durumda daha iyi olacaktır. Irak'taki her bir bireyin nasıl ki hakları varsa Kürdistan Bölgesi'ndeki her bir bireyin de o hakları var. Eğer Irak hükümeti yasada belirlendiği gibi bütçenin adil dağılımına bağlı kalırsa Kürdistan Bölgesi için iyi olur. Ama bahanele bulursa o zaman sorun yaşanır. 
 
* Irak hükümetinin Kürdistan Bölgesi'nin siyasi ve ekonomik haklarına bağlı kalması için ne yapmalı?
 
Siyasi tarafların çaba göstermesi gerekir. Özellikle de Komela İslami, Goran Hareketi ve YNK gibi Bağdat'ta olan tarafların. Bu üç tarafın Kürdistan Bölgesi'ne karşı yaşanlara karşı durması gerekir. Bu siyasi taraflar Bağdat ile doğrudan ilişki geliştirmeli ve yasalara bağlı hareket etmek zorunda bırakmalı. 
 
* 2018 bütçesi bugünlerde hazırlanacak. Size göre Kürdistan Bölgesi'nin bütçesi nasıl belirlenecek? 
 
2015-2016 ve 2017 yıllarında yapılan anlaşmalar şimdiye kadar devam ediyor. Bu anlaşmalara göre; Kürdistan Bölgesi hükümeti günlük 550 bin varil petrolü SOMO şirketi (Irak devletinin resmi petrol şirketi) yoluyla Bağdat'a teslim edecek, Bağdat'ta Kürdistan Bölgesi'ne bütçenin yüzde 17'sini verecek. Ama şimdi bizim yeni bir anlaşma gerekiyor. Eğer Kürdistan Bölgesi hükümeti sınır kapılarını kullanamazsa, o zaman Kürdistan Bölgesi'ndeki tüm petrolün SOMO şirketi aracılığıyla gönderilmesi gerekir. O zaman Irak hükümeti de Kürdistan Bölgesi'nin bütçesini vermeli. 
 
* 2018 bütçesi Irak parlamentosuna ne zaman sunulur? 
 
Bunun hazırlıklarına gelecek hafta başlama kararı var. Ama Irak hükümetinin genelde de ekonomik durumu iyi değil. Şimdiye kadar da borçlanarak kendini yürütmeye çalışıyor. 
 
* Kürdistan Bölgesi hükümeti 28 milyar dolar borçlu olduğunu söylüyor, Irak hükümeti ne kadar borçlu? 
 
Bazen bilgileri paylaşıyorum, ama tüm bilgiler yanıma geldikten sonra. Şimdi de tüm bilgiler geldikten sonra ancak açıklayabilirim. 
 
* Mayıs ayında Irak seçimleri muhtemelen yapılacak. Kürtler de bu seçimlere katılacak mı? 
 
Ben Irak seçimlerinin erteleneceğini düşünüyorum. Çünkü Irak'ta kriz var. Sünniler daha yeni yeni kentlerini aldılar, ancak hala bu kentlerin yönetimleri onların elinde değil. Kürdistan Bölgesi'de aynı şekilde. Şii güçlerde tek başına seçim kararı veremezler. Öte yandan Irak'ta gözle görünür iki güç var. Bunlardan biri bölge güçlerini destekliyor, diğeri de uluslararası güçleri destekliyor. O yüzden Ebadi'nin, ki ikinci kez başbakan olmak istiyor, etrafında bir çok grup toplanmış. Diğer tarafta ise Maliki var. O da Heşdi Şabi güçleri sorununu netleştirmek istiyor. Çünkü Heşdi Şabi'nin Irak sokakları üzerinde büyük etkisi var. Her iki grup da Heşdi Şabi'yi kendi yanına çekmeye çalışıyor. Diğer yandan da bazıları Haydar Ebadi'yi ulusal kahraman olarak göstermeye çalışıyor, Maliki de bunun tersi için çalışıyor. 
Eğer Heşdi Şabi, Maliki ile anlaşırsa, Ebadi bu durumda seçimleri ertelemek ister. Ama eğer böyle olmazsa Ebadi seçimleri zamanında yapmak isteyecek.
 
 
* Kerkük ve "tartışmalı bölgeler"deki sorunlar yaşandıktan sonra Irak parlamentosunda Kürtlerin ağırlığı kırılmadı mı?
 
Bundan önce de söyledim, 16 Ekim günü bir halkın onuru kırıldı. Kürtlerin Bağdat'taki varlığı her geçen gün krizli bir hal alıyordu. Bir çoğumuz sesimizi yükselttik bu konuda ama siyasi güçler bizi dinlemedi. Bazı devletlerin danışmanları onlara selam veriyordu, onlarda sanıyordu bu şekilde devam eder. Bundan dolayı bizi hiç dinlemediler. Kürtler şimdi Bağdat'ta çok kötü bir durumdalar.
 
 
İlgili Haberler
« »


-
RojNews
İletişim


Korek   : +964 7508749379

Asia      : +964 7718835920

Normal : +964 533361295

Email    : [email protected]
© Copyright 2015 RojNews. Hemû mafên portala ROJNEWS Ajansa Nûçeyan a Roj hatine parastin