Smiley face
Smiley face
Smiley face

Arêz Ebdullah: Uluslararası camiayı gözetmeyen tutumların sonuçları iyi olmaz 

03-10-2017 13:45:56
YNK Irak Parlamentosu Grup Başkanı Arêz Ebdullah, Güney Kürdistan hükümetinin referandum okumasının yanlış olduğunu söyledi. KDP'nin uluslararası camianın eleştiri ve tepkilerini gözetmemesinin de yanlış olduğunu belirten Ebdullah, "Uluslararası camiayı gözetmeyen tutumların sonuçları iyi olmaz" dedi. 


 

 

 

DILŞAD XOŞNAW/ SÜLEYMANİYE

 

 

Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) Irak Parlamentosu Grup Başkanı Arêz Ebdullah, ajansımıza verdiği demeçte röportajda, Kürdistan Bölgesi'nde gerçekleşen bağımsızlık referandumunu, referandum sonuçlarını, referanduma yönelik tepki ve tehditleri, Irak Parlamentosunun tavrını, ve bölgenin genel durumunu değerlendirdi.

 

Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) Irak Parlamentosu Grup Başkanı ve Irak Parlamentosu Gaz ve Petrol Komisyonu Başkanı Arêz Ebdullah'ın Rojnews ile yaptığı röportajın tamamı şöyle: 

 

* Sizce referandum uygun bir zamanda mı gerçekleşti?

 

Referandum yeni yapıldı. Öncesinde de görüşümü söyledim. Bana göre bu prosedürde bir hazırlık zemini oluşturulmamıştı.

 

*Madem referandum için zemin hazır değildi, neden kimse Barzani'ye geri adım attıramadı?

 

Bu bizzat ona sorulmalı. Biz YNK olarak referandumu destekliyoduk. Referandum konusunda bir kaç şartımız vardı. Bu şartlarımız ortaktı. Şartlarımızın gerçekleştirilmeyeceği inkar edilmedi. Referandum her ertelendiğinde konu bir şekilde kapanıyordu. Sonunda referandumun zamanı geldi. O zaman da komşu ülkelerin, Uluslararası ülkelerin, Birleşmiş Milletlerin referandum karşısındaki tavrı netleşti. Buna da bir tavır koymak gerekirdi. Ben genel toplantılara katılmadım. Ama biz YNK olarak bu konuda kendi aramızda görüşmeler yaptık. Bildiğim kadarıyla, referandumun diyaloğa bırakılması istendi. Sonrasında da referandumun gerçekleşmesi için çok ısrar edildi. En sonunda, referandumun öyle ya da böyle yapılacağını biliyorduk. YNK içeriside iki farklı görüş oluştu, bir kısım referandumun belirlenen zamanda yapılmasını istiyordu. Diğer kısım da referandumun ertelenmesi gerektiğini söylüyordu.  Sonuç olarak karar verildi, YNK olarak prosedüre inanıyorduk. Çünkü birincil amaç kendi kaderini belirleme hakkına sahip olmaktı. Buna uzak durmak mümkün değildi, YNK olarak prosedüre dahil olduk.

 

* Görüldüğü gibi bağımsızlık referandumu gerçekleşti ve 'evet' oyu yüksek çıktı. Peki devlet kurmak için atılan bir adım var mı?

 

Bilemiyorum, çünkü referandum yasal bir çerçevede değildi ve stratejisi önceden hazırlanmadı.  Evet bağımsız bir devlet olmada ilk adım referandumdur. Sonrasında da diyalog deniyor. Peki ama ne ile ilgili diyalog yapılacak? Kiminle nasıl diyalog kurulacak? Ne yazık ki çok eksiklik vardı. Referandum yapılması kararı ve amaçları kanuni bir şekilde alınsaydı, şu an durum hepimiz için netleşmiş olurdu. Referandum yapılması, Güney Kürdistan halkının bağımsızlık istediğini belirtti. Bunun ne zaman ve nasıl yapılacağı belli değil, görüşmelere bırakılmış.

 

* Referandumun yasal ve stratejik olmadığını belirttiniz. Madem öyleydi neden halk böyle bir karmaşaya sürüklendi? Güney Kürdistan halkı, bu yaşanması beklenen sorunlarla neden yüz yüze bırakıldı?

 

Yasal olmadığını söyledim, referandumun arka planında çok eksiklik vardı. Bunlar referandum ile ilgili çalışmalar, iletişim konusu ve diğer yandan referanduma özel bir yasanın olmayışı. Bunun sebebi de parlamentonun olmayışıydı. Bütün Kürdistan halkı kaderini belirleme hakkına sahip çıkıyor. Bölgede 'hayır' oyu kullanan ciddi bir oran da vardı. Bu oyu kullananlar Kürdistan Devletinin kurulmasına karşı olduğu için hayır demediler, referandumun yapılış zamanı ve yöntemi ile ilgili itirazları vardı. Referandumdan önce halkın ortak bir sesi vardı. Halkın hükümetten yana şikayetleri vardı. Bütün bunlar düşünüldüğünde, referandumun öncesinde atılması gereken bir takım stratejik adımlar vardı. Parlamentodan yasa kararı çıkmalıydı. Buna da hükümetin öncülük etmesi ve halka güven vermesi gerekiyordu. Çünkü halkın Kürdistan Bölgesi hükümetine dair güvensizlikleri var. Ama sonuçta referandum yapıldı. Bundan sonrası için ne yapılmalı bunu düşünmeliyiz, önemli olan budur."

 

* Kimi basın birimleri bu referandumun devlet ilanı için yapıldığını söylüyor, bu ne kadar doğru?

 

Bu referandum net bir çerçevede yapılmadığından, devlet  için yapıldığı söyleniyor. Peki devlet için gerçekleşmişse bu ne zaman ne nasıl sağlanacak? Şu an büyük sorunlarla yüz yüzeyiz. Referandum ile ilgili çok ciddi itirazlar var. ABD büyük bir devlet ve Irak üzerinde büyük bir etkiye sahip. ABD referandum gerçekleştikten sonra, referandum sonuçlarını hiç bir şekilde tanımadıklarını belirttiler. Dışişler Bakanlığı ve Savunma Bakanlığının açıklamalarını da dinledim. İkisi de Kürdistan Bölgesinden referandumun yapılmamasını istediklerini, referandum gerçekleşirse DAİŞ'e karşı yürütülen savaşta dikkatlerin dağılacağını söyledi. Bununla birlikte referandumun tanınmaması konusunda Irak Hükümetini de güç kullanılmaması yönünde uyarmışlar. Şu halde, devlet kurulursa Güney Kürdistan halkı bunun sonuçlarını kaldırabilecek mi? Bunu da düşünmeliyiz. Özellikle de Irak, Türkiye ve İran devletlerinin kendi aralarında kurmuş olduğu bu ortaklık dengesinde. Türkiye delirmiş durumda ve her yola başvuruyor. Basından takip ettiğim kadarıyla, Türk yönetiminin referandum karşıtlığı ile ilgili açıklama yapmadığı bir gün bile yok.  Bütün bunları düşününce savaş ve kuşatma ile karşı karşıya kalmamız için sebepler var. Peki ama halk bunu kaldırabilir mi? Acaba Kürdistan Bölgesi Hükümeti bunlara karşın hangi seviyeye kadar hazırlık yapmış? Sanıyorum Kürdistan Bölgesi halkı bunun sonuçlarına karşı durabilir. Ancak bunun sorumluluğu hükümete ait.

 

*Peki, YNK olarak bu söz ettiğiniz endişelerinizi Barzani'ye de söylediniz ?

 

Bu endişeler Barzani'nin önüne sunuldu.  Özellikle de 15 ülkenin temsili olan Uluslararası Güvenlik Konseyi'nin mesajının yayınlanmasından sonra. Konsey'de oy birliği ile referandumun yapılmaması için karar alındı. Daha önce hiç bir sorunda böylesi ortak bir karar alınmamıştı. Kürdistan Bölgesi Hükümeti'nin neye dayanarak Uluslararası Güvenlik Konseyi mesajını göz önünde buludurmadığını bilmiyorum. Güvenlik Konseyinin karşıtlığı azımsanacak bir durum değildir. Komşu ülkeler de tehditler savuruyor. Evet referandum bizim hakkımızdır, ancak diğer yandan halkın hakkını elde etmesi sürece ve şartlara da bağlıdır. Biz YNK olarak referandumun ertelenmesini resmi bir biçimde talep ettik. İsteğimiz kabul edilmedi. Son olarak da referanduma 3 gün kala, endişelerin göz önüde bulundurularak referandum prosedürünün görüşmelere bırakılmasını istedik, geri adım atılmasını değil.

 

Bu karar alındığı zaman Bağdat'taydınız. Bağdat Parlamentosu'nda Hewler'in almış olduğu karara ilişkin nasıl bir atmosfer oluştu?
 O süreçte Bağdat'taydım. Parlamento çok kalabalıktı. Burada referandum yapılmasın, görüşmeler yapılsın deniyordu. Toplantıda Bağdat yetkilileri bize 'Referandumu yapmayın, gelin görüşelim. Bir ya da iki sene görüşmeler gerçekleştirelim. Bu görüşmeler de Amerika gözlemi altında gerçekleşsin. O zaman da elde edeceğimiz kazanımlara güven duymazsanız, siz kendi evinizde biz de kendi evimizde oluruz' dediler.

 

* Peki bu öneriyi Barzani'ye ilettiniz mi?

 

Bazani'ye söyleyip söylemediklerini bilmiyorum. Ancak biz kendi arkadaşlarımızla bu konu üzerine konuşup YNK sorumlularımıza ilettik ve referandum yapılmazsa Bağdat'ta avantajımız daha yüksek olacak dedik. Birleşmiş Milletler, Fransa, İngiltere ve diğer bütün ülkeler bizim gözlemimiz altında görüşmelere başlayın dediler. İran tarafından da referandumun yapılmamasını istendi ve 'Sizin haklarınız için, Irak yasaları çerçevesinde sizi destekleyeceğiz' dendi. İran iyi bir hazılık yaptığını gösterdi. İran, Irak üzerinde güçlü bir etkiye sahip.

 

* YNK, Barzani ve KDP ile bu kadar zahmet çekmesine rağmen, neden daha sonra tek karar tarafında yer aldı?

 

Halkı destekleme çerçevesinde, referandumu destekledik. Referandum yapılmadan iki gün önce Referandum Yüksel Kurulu ve yetkililerine, sınav sorularını ele geçirip pervasızca sınava katılan zayıf öğrenciler gibi olduğumuzu belirtik. Kurula yazılı bir biçimde 'referandumun sınav soruları elinizde mi ki referandum sınavına böyle pervasızca katılıyorsunuz?' diye sordum. Ancak bir cevap yok. Ne yazık ki bazı yetkililerden duyduğuma göre referandum başarılı değil. Halkın kaderinin tayini başarısız olmamalı. Şu halde başarılı olabilmesi için çok kurban verilmeli. Bu yüzden de şunu söyleyebilirim ki, ne yazık ki referandumun zamanı ve yeri değildi. Referandum ilginç bir konudur. Herkes gerçekleşmesi için çabalayabilir ama herkes o seviyede durmayı başaramaz. Referandum halk tarafından her yerde güzel karşılandı. Rojava, Bakûr, Rojhilat'da gördük bunu. Bu yüzden halkın, referandum sınavını iyi okumuş olması gerekiyor. Şu saatten sonra referandum madem gerçekleşti geri adım atılmamalı.

 

*Bu referandumun kendisiyle iyi bir sonuç getirmeyeceği anlamına gelir mi?

 

Evet, şu ana kadar referandumlar böyle oldu. Ben kürdistan'da tersinin olmasını umut ediyorum.

 

* Bağdat referandum karşıtlığı için sizlerin katılımı olmadan Parlamento'da Kürdistan Bölgesine karşı 13 karar aldı.  Siz neden orada değildiniz, bu sürçte Kürt halkını savunmak için Bağdat'ta bulunmak göreviniz değil miydi?

 

Doğrudur, öncesinde oradaydık. 14 Eylül  günü gündeme bir takım konular alındı. Referandumun reddi ve karşıtlığı için taraflar kendi kararlarını hazırlıyordular. Bizler de kendimizi savunmak için hazırlık yapıyorduk. Ancak proje başkalığı aceleci davranarak, projenin tartışılmasına izin vermedi. Proje gözden geçirilmek için komisyona da sunulmadı. Hatta Kürt parti gruplarının görüşlerini ifade etmelerine dahi yol verilmedi. Bizler de bu durum karşısında rahatsız olduk ve parlamento salonundan çıktık. Daha sonra Kerkük Valisi Kerkûkê Necmeddîn'in görevden alınması yönünde karar verdiler. Bu durum daha da rahatsız olmamıza neden oldu. Biz de kendi aramızda grup başkanlarımızla toplanarak, rahatsızlığımızı bu şekilde gösterdik.

 

* Parlamento bir valiyi görevden alma yetkisine sahip mi?

 

Evet, Irak Parlamentosu Kerkük Valisi'ni görevden alabilir. Daha önce de  Selahaddîn ve Enbar valileri görevden alındı. Buna karşın vali dava açabilir. Haklı görülürse görevine dönebilir.

 

* Parlamentoda bu kararları alanlar kimlerdi?

 

Irak Parlamentosu'nda bir güç oluşmuş ve parlamenoda yapılan çalışmaları az çok belirliyor. Onlar sayıca bizden fazla olduğu için, hakkımızı savunmakta güçlük yaşıyoruz. Kürdistan halkına karşı, Sunni ve Şii'ler birleşmiş durumda. Parlamentoda bulunan iki Türk Parlamenteri, sırf bize yönelik baskı artsın diye destekliyorlar. Biz de bu pusuyu gördük ancak elimizdan birşey gelmedi. Konuşmamıza dahi izin vermediler. Türkiye Parlamentosunda referandum konusu görüşüldü, ancak Irak Parlamentosunda referandum ile ilgili konuşmamıza bile izin verilmedi.

 

* Sizce Irak parlamentosunda Güney Kürdistan'a karşı alınan bu kararların uygulamaya geçmesi ihtimali var mı?

 

Biz parlamentoda yokken bir çok karar alımış. Hepsinin gerçekleşme şartı yok. Kararlar şart ve koşullara bağlıdır. Bizler de Irak Parlamentosu'nda yüzlerce karar aldık ancak uygulanmadı. Gördüğümüz kadarıyla Irak, diğer ülkelerin Kürtlere yönelik tavrı sebebiyle kararların uygulanmasında bu kadar ısrarcı. Bu kararlar yasal değil ve bu kararların uygulanmasına yönelik Irak Hükümeti Başkanı üzerinde ciddi bir baskı var. Bildiğim kadarıyla Irak Hükümeti Başkanı bu kararları desteklemiyor.

 

* Irak Parlamentosu bir kaç gün sonra yeniden toplanıyor, Kürt parti grupları olarak bu toplantıya katılma kararı aldınız mı?

 

Biz YNK olarak, Kürdistan Bölgesi Irak devletine bağlı olduğu sürece Bağdat'ta olmamızın daha iyi olacağı görüşündeyiz. Bu kararımızı diğer gruplara da ilettik ve Bağdat'ta Kürt halkını savunabileceğimizi söyledik. Bir sonraki parlamento toplantısına katılacağımızı düşünüyorum.

 

* Toplantıdaki rolünüz ne olacak?

 

Orada  grup ve partilerle bağlantılarımız var. Onları konu ile ilgili bilgilendirebilir ve meseleyi netleştirebiliriz. Ayrıca iletişim ajansları vasıtasıyla konu ile ilgili konuşarak Irak halkını da bilgilendirebiliriz. Irak'ta Kürt halkının meşru haklarını red eden şovenistlere referandumun gerçekleşmiş olmasının Irak halkının çıkarlarına bir zarar vermeyeceğini ileteceğiz.

 

* Irak parlamentosunun almış olduğu kararlar uygulanırsa, Kürdistan Bölgesi'nde bu kararların durdurulması için bir plan hazırlanmış mı?

 

Bu kararların bazıları uygulanmaya başlandı. Bazı kararların da uygulanması planlanıyor. Buna karşın diyalog başlatma çabaları var. Önümüzdeki günlerde bazı Irak yetkilileri Kürdistan Bölgesi'ne gelecek. Büyük ülkeler de görüşme başlatılması için destek vermeye hazır olduklarını ifade ettiler. Irak Parlamentosu'nca alınan bu kararların durdurulmasını umut ediyorum. Bu kararlar uygulanırsa, şüphesiz bu durum Kürdistan halkı için olumsuz etkilere sebep olacaktır.  Ancak bilinmesi gerekiyor ki bu durumun Irak'a karşı etkisi de ağır olacaktır. Bu sorunların diyalog ile sonuçlanmasını istiyoruz. Ancak eğer savaşta ısrar edilirse, Kürdistan halkı ve peşmerge Kürdistanı savunacaktır.

 

* Sizce savaş çıkma ihtimali nedir? Özellikle de Kerkük'te.

 

Bize yönelik tehditler savuruldu ve tehditler devam ediyor.  Irak kontrol edilebilecek bir biçimde değil. Bazen küçük bölgelerde büyük savaşların başladığını görüyoruz. Irak parlamentosu ve eyalet konseyi seçimlerine doğru gidiyoruz. Bu da Irak'ın toprak bütünlüğü çağrılarında bulunup Kürdistan Bölgesinin ayrılmasına yol verilmemesine nedendir. Bundan dolayı sıcak bir gündem oluşmuş. Onlar Irak haritasının mevcut durumunu korumaya yönelik çalışmalar sürdürürken bizler de farklı olarak devlet olma konusunda çalışıyoruz. Irak hükümeti, Irak ordusu ve siyasi tarafların yürüttüğü tavır şiddet ortamının oluşmasına sebep oluyor.

 

* Uluslarası ülkelerden ve dışarıdan gelen baskılar, Kürdistan Bölgesinde gerçekleşen referandumda geri adım attırır mı?

 

Referandum hiç bir zaman iptal edilemez. Çünkü buna halk oy verdi. Referandumun iptal edilmesi ile ilgili yapılan konuşmalar büyük bir suçtur.  Bu konu artık kapandı. Ancak bundan sonraki süreçte, bağımsızlık mı ilan edilecek yoksa bu sorun diyalog yoluyla mı çözülecek? Bu konu hakkında konuşulmalı. Türkiye ve İran baskı yapıyor. Bu, baskıların sonuna kadar süreceği anlamına gelmiyor. Kürdistan Bölgesine karşı yapılan bu tehditlere Avrupa ve Amerika'nın ilerleyen zamanlarda tavır sergileyeceğine inanıyorum. Çünkü onlarda, İran ve Türkiye gibi birbirine karşı olan iki ülkenin Kürdistan Bölgesine saldırmak için birleşmesini sorgulayacaklardır. Bu durumun sonuna kadar sürdürüleceğine inanmıyorum. Batı ülkelerinin Türkiye'nin tehditlerine karşı itirazları şimdiden başladı."

 

 

 

İlgili Haberler
« »


-
RojNews
İletişim


Korek   : +964 7508749379

Asia      : +964 7718835920

Normal : +964 533361295

Email    : [email protected]
© Copyright 2015 RojNews. Hemû mafên portala ROJNEWS Ajansa Nûçeyan a Roj hatine parastin