Smiley face
Smiley face
Smiley face

Varto: Ulusal birlik siyasi partilerin değil bütün ulusun sorunu 

10-09-2017 17:01:28
KCK Dişilişkiler Sorumlusu Serhed Varto, “Ulusal birlik meselesi, siyasi partilerin değil, bütün ulusun sorunu olarak görülmeli. Bütün Kürtler bu konuyu kendi aramızda tartışmalı ve buna göre ortak bir ulusal düşüncede buluşmalıyız” dedi. 


 

 

 

RÊBER KAPAR-ŞOREŞ BENEK / SÜLEYMANİYE

 

Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) ulusal birlik çalışmaları için 19 Ağustos tarihinde ‘ulusal birlik ilke, değer ve yöntem’ başlıklı bir deklarasyon yayımladı. Ulusal birlik için dört parça Kürdistan’daki siyasi, parti, örgüt ve şahsiyetlerle de görüşmelere başlayacağını açıklayan KCK, sürecin startını Güney Kürdistan’daki temaslarla verdi. KCK Dişilişkiler Komitesi Serhat Varto ve beraberindeki heyetin Goran, YNK, İslami partiler ve Rojhilat partilerine yaptığı görüşmeler devam ediyor.

 

KCK Dışilişkiler Sorumlusu Serhed Varto ile yürüttükleri ziyaretler ve ulusal birlik çalışmalarını konuştuk. Varto’nun Rojnews’e verdiği röportajında öne çıkan bazı başlıklar şöyle:

 

“Partileri ulusal birlik için engel olarak görmemeliyiz ancak, ulusal birliği partilerin birliği olarak da görmemeliyiz.”

 

“Ulusallık inşa edilir, ne ezeli ne de ebedidir. Ulusallık toplumsal bir aşamadır. Ama Kürtler tarihsel süreç içerisinde bu toplumsal aşamayı inşa edemedi.”

 

“Ortak bir diplomasi oluştuğunda, siyaset tüm Kürtler adına yapılacak. Bu şekilde ulusal çıkarlar, parti çıkarlarının önüne geçmiş olur.”

 

“Güney Kürdistan’ı ulusal birliğin sağlanmasının yeri haline getirerek, düşmanın buraya dönük bütün oyunlarını bozmak istiyoruz.”

 

KCK ulusal kongre konusunda daha önce defalarca girişimlerde bulunda ama her defasında bazı engeller çıktı ve amacına ulaşamadı. Ancak görüyoruz ki ulusal birliğin sağlanması için ısrarlısınız. Bu ısrarınızın sebebi nedir?

 

Ulusal birlik Kürtlerin en öncelikli meselesidir. Eğer Kürtler bugüne kadarki serhildan ve mücadelelerinde başarılı olamamışlarsa bunun sebebi ulusal birliğin sağlanmamış olmasıdır. Ulusal birliğin gelişmesi için her zaman büyük çabalar gösterildiyse de bu çaba hiçbir zaman sonuca ulaşamadı. Neden dünya halkları arasında birlik daha çabuk ve kolay gerçekleşti de Kürtler arasında aynı şekilde gerçekleşmiyor? Bu ciddi bir sorundur. Kütlerde ulusal birliğin sağlanamamasının nedenleri daha derindir. Bu yüzden meseleye daha derin yaklaşmalı ve sorgulamalıyız.

 

‘Kürtlerin birliği, partilerin birliği gibi görülmekte’

 

Kürtler arası ulusal birlik bugüne kadar Kürt partilerinin birliği gibi anlaşılmıştır. Bu konudaki girişimler de bu çerçevede ele alınmıştır. Yani her zaman, Kürt partilerini görüştürmek, aralarındaki sorunları çözümlemek ve bir takım tavizler verdirmek için çaba sarf edilmiş.

 

Ulusal birliğin sağlanması önünde engel olanlar partiler değil mi zaten?

 

Partileri ulusal birlik için engel olarak görmemeliyiz ancak, ulusal birliği partilerin birliği olarak da görmemeliyiz. Kürdistan’da yaşanan ulusal birlik problemi daha derin bir meseledir. Bana göre ulusal birlik sorununun Kürt uluslaşmasıyla ilgisi var. Bütün Kürtlerde ulusal bilinç ne kadar oluştu? Bunun çok iyi araştırılması gerekiyor. Bunun iyi anlaşılması için göz önündeki bazı örneklerden bahsedelim; mesela Türkiye ulus-devleti yüz yıldır kurulmuş. Osmanlı zamanında da Türkler iktidardaydı. Türkiye’de sağcı, solcu, komünist, sosyalist ve milliyetçisi de bazı noktalarda aynı düşünüyor. Neden ortak düşünüyor? Çünkü ortak ulusal bir zihniyetleri oluşmuş. Kürt sorununun kabulü ve statüsünün tanınmaması konusunda, dindar da, milliyetçi de CHP’de aynı fikirde.  Yani Türkiye’de ne kadar parti varsa hepsi aynı fikirde, hepsi de Kürtlerin kabul edilmemesi ve haklarının verilmemesi konusunda hemfikirler. Bu konuyu ulusal bir prensip olarak ele alıyorlar. Ulusallıklarını da bu fikir üzerine kurmuşlar. Aynı zamanda dış siyasette aralarında ne kadar çelişki olsa da, bir soruları olduğu zaman birleşiyor ve ulusal bir mesele gibi ele alıyorlar. Avrupa Erdoğan’a karşı tavır aldı, bütün partiler Erdoğan’ın arkasında durdu. Çünkü ulusal temelleri bu fikir çerçevesinde oluşmuş. 

 

Kürtlerin kırmızıçizgileri yok mu?

 

Acaba var mı? Yani Kürtlerin tüm güç ve hareketlerinin nasıl hareket emesi gerektiğini düzenleyen bir çerçeve belirlenmiş mi? Ne yazık ki, ortada böyle bir şey yok.

 

Bu durum Kürtlerden mi kaynaklanıyor, yoksa Kürtleri parçalayan siyasetin sonucu mu?

 

Kürtler tarihte ortak bir zihniyet oluşturamamışlar. Örneğin Kirmaşanlı, Efrinli, Dersimli ve Kerküklü bir Kürt aynı düşünmüyor, o ortak zihniyet oluşamamış. Ulusallık inşa edilir, ne ezeli ne de ebedidir. Ulusallık toplumsal bir aşamadır. Ama Kürtler tarihsel süreç içerisinde bu toplumsal aşamayı inşa edemedi. 18. 19. ve 20. yüzyılda Avrupa ve dünyanın birçok yerinde ulus devletler kuruldu, Kürtler uluslaşma sürecini tamamlayamadı. Ne Kürtlerin böyle bir fırsatı oldu, ne uluslaşmayı geliştirecek toplumsal bir gelişme oldu ne de böyle bir düşünceyi geliştirip uygulayacak bir öncüleri oldu.

 

‘Kürtlerin sinir sistemi tamamlanmamış’

 

Bu yüzden de Kürt isyanları parça parça kaldı. Zaten Kürtler o tarihe kadar tam birlik oluşturmamışlardı. Örgütlenme, ulusal zihniyet ve pratik konularında da birlik gelişmemişti. Kürtlerin sinir sistemi tamamlanmamıştı. Bu yüzden Dersim vurulduğunda Kirmaşan bunu hissetmiyordu. İnsan bedenindeki sinir sistemi gibi, bedenin bir yeri ağrıdığında diğer bölgeleri de bunu hissediyor ve ortak bir refleks geliştiriyor. Kürtlere engel oluşturan temel konuda bu. Elbette şimdi birkaç yüzyıl öncesi gibi değil, Kürtlerde uluslaşma sürece ve bilinç gelişmiş. Ancak hala da bu konuda ciddi problemler var. Bu nedenle ulusal birlik meselesi, siyasi partilerin değil, bütün ulusun sorunu olarak görülmeli. Bütün Kürtler olarak bu konuda kendi aramızda tartışmalı ve buna göre ortak bir ulusal bir düşüncede buluşmalıyız. Bu gerçekleştiği zaman siyasi partiler de bir araya gelmek zorunda kalır.

 

Kırmızıçizgilerden kastınız nedir?

 

Bu tartışmayı KNK başlattı. İyi bir girişimdi. Bizler de Özgürlük Hareketi olarak, ‘ulusal birlik konusunda kim çaba sarf ederse desteğimizi sunacağız ve aktif bir biçimde katılacağız’ dedik. Bizler KCK olarak bu prensip ve kırmızıçizgileri, hem siyasi taraflarla değerlendirmeyi hem de toplumun tüm kesimleriyle tartışmayı istiyoruz. Değerlendirme yalnızca partilerle değil, toplumun tamamıyla yapılacak, ulusal birlik prensipleri de bu tartışmaların sonucunda netlik kazanacak.

 

Kürt toplumlarında, ulusal duyarlılık ve refleksler siyasi partilerden daha güçlü. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Toplumda ulusal duygular belli bir düzeye kadar gelişmiş. Kürtlerin verdiği mücadele böyle bir seviyeyi ortaya çıkarabildi. Ulusal birlik yalnızca ulusal çalışmalarla yapılmaz, Kürdistan’da verilen mücadeleler doğrudan ulusal konularda değişimin yapılması gerektiğini ortaya koyuyor. Halk içerisinde ulusal zihniyet gelişiyor. Şüphesiz bunun önünde de engeller var; particilik, aşiretçilik, mezhepçilik, bölgecilik ulusal birliğin gerçekleşmesinin önünü alıyor. Şu an yürütülen çalışmanın amacı da bu engelleri ortandan kaldırmak. Bu kimlikler ulusal birliği zayıflatmak yerine güçlendirmelidir. Parti, aşiret ve toplumun bir kesimin çıkarları nedeniyle ulusal birlik önünde engel çıkarmaya çalışanlar bu çabalarında sonuç alamayacaktır. Ulusal birlik dalgasına karşı duramazlar. Bu çalışma amacına ulaşacaktır.

 

Kürt parti ve kurumlar arasındaki parçalı duruma karşı çözüm önerileriniz var?

 

Kürt ve Kürdistan kimlikleri birçok bileşenden meydana geliyor. Bu doğal bir durumdur. Kurmanc, Soran, Zaza, Kelhor, Lor, Hewramî vb. bileşenler Kürtlük kimliği içerisinde yer alıyor. Diğer yandan, Müslüman, Suni, Şii, Ezidi, Kakeyi, Alevi, Yaresan gibi inanç ve mezhepler de var. Bu renklerin tamamı Kürtler zenginliğidir, parçalanmışlık değil.

 

‘Kürt ulusallığı farklı gerçekleşecek’

 

Sömürgecilik Kürdistan’ı dört parçaya ayırmıştır. Bu yüzden de farlı fikirlere sahip onlarca siyasi parti var. Kürt uluslaşması, Türk, Fars, Arap ve Avrupa ülkelerinin uluslaşma süreci gibi olmayacak. Tarihe bakıldığı Avrupa’da bir ulus-devletin kuruluşunun bir çok ulusun ve etkin topluluğun yok edilmesi üzerinden geliştiği görülür. Ulus-devletin kuruluşu için kendi içerisindeki bütün zenginlikleri yok etmiş. Fransa, Almanya, İngiltere ulus-devletleri bu şekilde ortaya çıktı. Türk, Fars ve Arap devletleri içinde yanı şey geçerli, Kürt, Beluc, Çerkez ve diğer kimlikleri asimile etmek istiyorlar. Bu da ulusların katledilmesi anlamına geliyor. Kürt ulusu böyle olmayacak. Kürtler bütün bu zenginliklerini yaşatacak ve bu temel üzerine uluslaşma sürecini tamamlayacak. Bu mümkündür.

 

Bu kadar parçalanmış fikir içerisinde zihni bir bütünlük mümkün müdür?

 

Şüphesiz mümkündür. Eğer birisi bir aşiretten zulüm gördüğünde bunu aşiretin diğer üyeleri de hissederse orada birlik vardı. Eğer bir Kürt bir yerde zulüm gördüğünde, bizler de aynı acıyı hissedersek işte o zaman Kürtlük bilinci gelişmiş olur. Dünyanın herhangi bir yerinde bir insan zulüm gördüğünde, bizler de aynı acıyı hissedersek işte o zaman insanız. Bunların hepsi toplumsallaşmanın aşamalarından geçilerek sağlanır. Öncelikle aşiretçilik aşılarak ulusal, oradan da insan olma kimliğini gelişmeli. Bu kimliklerin hiç biri birbirini reddetmiyor. Bizler Kürt ulusal birliğini esas alıyoruz, Hewraman Hewraman oluşuyla, Ezidi Ezidi oluşuyla, herkes kendi inanç ve kültürüyle Kürtlük kimliğinde buluşuyor.

 

‘Kürt serhildanları Kürt adıyla değil, öncülerinin isimleriyle anılıyor’

 

Kürdistan’da birçok serhildan yaşandı, bunların hiç biri Kürtlük kimliğiyle anılmıyor. Berdirxanlar isyanı, Şêx Mahmud isyanı gibi öncülerinin isimleriyle tanındı. Ulusallık tam anlamıyla oluşmadığı zaman örgütlenme ve eylemlilikte gelişmiyor. Günümüzde örgüt ve eylemde belirli bir seviyeye ulaşılmış ancak yeterli değil. Yapacağımız değerlendirmelerde bunları da aşmalıyız.

 

Ezidi haklı 2014 yılında bir katliam geçirildi. Ezidileri savunmak zorunda olan birçok kişi ‘kendimizi Ezidiler için öldürtmeyeceğiz’ dediler. Bu bilinç Ezidi halkını Kürt olarak görmemektir. Şu an Kürt halkından bir kısım kendilerini Kürt olarak görmüyor ya da Kürt bir bölümü onları Kürt olarak görmüyor. Ulusal birlik bu şekilde gerçekleşemez, her şeyden önce zihniyet oluşmalı. Bu temel üzerine ulusal birlik çok daha rahat kurulur.

 

Yol haritanızda ortak bir diplomasi konusuna işaret ediliyor, ortak diplomasinin önemi nedir?

 

Ulusal birliğin gerçekleşmesi için zamana ihtiyaç var. Bu amaçla sürekli çalışmalar yapılmalıdır. Ortak bir diplomasi oluştuğunda, siyaset tüm Kürtler adına yapılacak. Bu şekilde ulusal çıkarlar, parti çıkarlarının önüne geçmiş olur. Şu an her parti kendi siyasetlerine göre diplomasi yürütüyor. Bazı partiler farklı güçlerle diplomasi yürüttüğünde, bu diplomasi Kürtlere düşmanlık yapıp zararlar veriyor. Bu durum partinin kendisi yarar sağlıyor olabilir ancak, halk büyük zarar görüyor. Bu nedenle ortak diplomasi gereklidir. Ortak bir diplomasi oluştuğu zaman, diplomasi bu çerçevede gelişir ve ulusal çıkarlara göre olur. Diğer yandan ortak diplomasinin kurulması Kürtleri Ortadoğu da büyük bir güce dönüştürür. Bütün devletler de, Kürtlere buna göre yaklaşır.

 

Şu an herkes Kürt gücünü kendi siyasetine göre kullanmak istiyor. Bunu da Kürtler parçalı oldukları için yapabiliyorlar. Kürt siyasetini hiç kimse belirlememelidir. Kürtler, Amerika ve Avrupa’nın Kürt siyasetini belirlemelidir. Eğer Amerika Kürtler konusunda siyasetsizse bunu sebebi yine Kürtlerin kendisidir. Eğer Amerika Kürtleri bir araç ya da stratejik bir müttefik olarak görüyorsa bunun da sebebi Kürtlerdir. Birlik sağlanırsa, Amerika, Rusya, Avrupa ve sömürgeci devletler buna göre bir siyaseti esas almak zorunda kalır. Böylelikle hiçbir güç Kürtleri araç olarak göremez ve Kürtlere taktiksel yaklaşamaz, stratejik bir ilişki içerisine girmek zorunda olur.

 

‘Kimse Kürtlerle düşmanlığı göze alamaz’

 

Ortadoğu’nun durumu göz önüne alındığında kimse Kürtlerle düşman olmayı göze almaz. Aksine Kürtlerle dostluk ilişkisi geliştirmeye çabasında olunur. Ancak maalesef Kürtlerin mevcut durumu düşmana iyi bir zemin sunuyor. Hiçbir sömürgeci Kürtlere düşmanım demiyor. Sömürgeci Türkiye devleti ve AKP hükümeti Kürt düşmanlığı yapıyor ancak Kürtlere karşıyım demiyor; PKK, YPG ve PYD’ye düşmanım diyor. İran’da Kürtlerle dostuz diyor, ‘düşmanlığım PJAK ve diğer partilere’ diyor. Aynı şekilde Baas rejimi de Bağdat’ta bazı ortaklarıyla Kürt devrimine karşıyım diyor. Peki, PKK, YPG, PJAK, Komele, PDK-Î, YNK ve PDK Kürt değilse Kürtler kimdir? O zaman ortada Kürt kalmıyor. Kürtlerin parçalı durumu sömürgecilere Kürtler üzerinden siyaset yapma şansı veriyor.

 

Yakın zamanda Şengal Özerk Meclisi demokratik özerklik projesini sundu. Irak ve Kürdistan Bölgesi içerisinde özerk bir Şengal oluşur mu?

 

Şengal sorununun demokratik çözümü, demokratik bir Irak ve federal bir Kürdistan’ın oluşmasına temel olabilir. Şengal özel bir toplumdur. Kürt halkının bir parçasıdır ancak, farklı özelliklere de sahiptir. Şengal coğrafik anlamda da özel bir yer. Orada yaşayan diğer halklar içinde özeldir. Kendilerini özgünlüklerine göre göre örgütleyebilirler. Şengal hâlihazırda Kürdistan’ın ve Irak’ın bir parçası. Aynı durum Asuri, Süryani, Şebek, Kakey, Türkmen ve diğer halklar için de geçerli. Bu topluluklar özerkliklerini federal yapı içerisinde, federasyon ise Konfederasyon temelinde örgütlenebilir ve bu şekilde yönetilebilir. Bu yalnızca siyasi bir konu değil, aynı zamanda kültürel bir konudur. Ezidiler kendi özerklik ve yönetimlerini oluşturmaz ve savunmalarını yapmazlarsa, varlıklarını kaç yıl daha sürdürebilirler? Dünyada varolan sistem bir dev gibi herkesi yutuyor. Kapitalist düzen tüm toplum ve kültürleri yok ediyor. Aynı şey tüm toplumlar için geçerlidir. 40 milyonluk Kürt nüfusu statüye kavuşmazsa, 30 yıl içerisinde Kürt varlığı tehlike altına girer. Kendi kendisini yönetme, ekonomisini geliştirme ve savunma imkanları olmazsa varlığını uzun süre koruyamaz. Şengal’de bir proje oluşturuluyor, bu proje Irak ve Kürdistan Bölgesi için bir çözüm modelidir.

 

Görüşmelerinizi Güney Kürdistan’da başlattınız, bunun sebebi nedir?

 

Güney Kürdistan Kürt devrimi için önemli bir yere sahip. Halkımız burada her zaman mücadele içerisinde olup bir takım kazanımlar elde etmiştir. Ancak düşman da Kürt halkını yenilgiye uğratmak için Güney Kürdistan’ı kullanmak istiyor. Özellikle de Türkiye’nin Güney Kürdistan üzerinde büyük oyunları var. Aynı zamanda Kürt yurtseverler Güney Kürdistan’ın, Kürdistan devrimini güçlendirmenin temeli haline gelmesini istiyor. Birçok örgüt ve kurum Güney’e bu şekilde yaklaşıyor. Bu nedenle Güney Kürdistan’ı ulusal birliğin sağlanmasının yeri haline getirerek, düşmanın buraya dönük bütün oyunlarını bozmak istiyoruz. Çalışmalarımızı yalnızca Güney’de yürütmüyoruz, farklı yöntemlerle Kürdistan’ın bütün parçalarıyla ilişkimiz olacak. 
 

 

 

İlgili Haberler
« »


-
RojNews
İletişim


Korek   : +964 7508749379

Asia      : +964 7718835920

Normal : +964 533361295

Email    : [email protected]
© Copyright 2015 RojNews. Hemû mafên portala ROJNEWS Ajansa Nûçeyan a Roj hatine parastin